46

٤٦

وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللّهِ مَكْرُهُمْ وَاِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ

(46) ve kad mekeru mekrahüm ve indellahi mekruhüm ve in kane mekruhüm li tezule minhül cibal

gerçekten onlar hilelerini kurdular onlara Allah’ın katından mekir var isterse onların mekirleri olsun dağları oynayıp kaldıracak

(46) Mighty indeed were the plots which they made, but their plots were (well) within the sight of Allah, even though they were such as to shake the hills!

1. ve kad : ve olmuştu
2. mekerû : (hile) tuzak kurdular
3. mekre-hum : onların hileleri, tuzakları
4. ve inde allâhi : ve Allah’ın indindedir (katında, bilgisi vardır)
5. mekru-hum, : onların tuzakları, hileleri
6. ve in kâne : ve olsa bile
7. mekru-hum : onların tuzakları, hileleri
8. li tezûle : zail olması, yok edecek olması
9. min-hu : ondan (onunla)
10. el cibâlu : dağlar