24

٢٤

اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِى السَّمَاءِ

(24) e lem tera keyfe darabellahü meselen kelimeten tayyibeten ke şeceratin tayyibetin aslüha sabitüv ve fer’uha fis sema’

görmedin mi? Allah nasıl güzel bir misali getirdi hoş güzel kelimeyi hoş güzel bir ağaca benzetti kökü yere sabit dalı ve budakları semada

(24) Seest thou not how Allah sets forth a parable? – a goodly Word like a goodly tree, whose root is firmly fixed, and its branches (reach) to the heavens-

1. e lem tere : görmedin mi
2. keyfe : nasıl
3. darabe allâhu meselen : Allah örnek (misal) verdi
4. kelimeten : bir söz, bir kelime
5. tayyibeten : güzel
6. ke şeceretin : bir ağaç gibi
7. tayyibetin : güzel
8. aslu-hâ : onun kökü, aslı
9. sâbitun : sabit
10. ve fer’u-hâ : ve onun dalı
11. fî es semâi : semada