13

١٣

وَقَالَ الَّذينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ اَرْضِنَا اَوْ لَتَعُودُنَّ فى مِلَّتِنَا فَاَوْحى اِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِمينَ

(13) ve kalellezine keferu li rusülihim le nuhricenneküm min erdina ev leteudünne fi milletina fe evha ileyhim rabbühüm le nühlikennez zalimin

küfredenler de resüllerine dedi sizi mutlaka yerinizden çıkarırız yahut bizim dinimize mutlaka dönersiniz Rableri de onlara hemen vahy etti zalimleri mutlaka helak edeceğiz

(13) And the Unbelievers said to their messengers: “Be sure we shall drive you out of our land, or ye shall return to our religion.” But their Lord inspired (this Message) to them: “Verily We shall cause the wrongdoers to perish!

1. ve kâle : ve dedi
2. ellezîne keferû : inkâr eden kimseler
3. li rusuli-him : resûllerini
4. le nuhricenne-kum : muhakkak sizi çıkaracağız
5. min ardı-nâ : bizim arzımızdan, ülkemizden
6. ev : veya
7. le teûdunne : mutlaka döneceksiniz, dönersiniz
8. fî milleti-nâ : bizim dînimize
9. fe evhâ : bunun üzerine vahyetti
10. ileyhim : onlara
11. rabbu-hum : Rab’leri
12. le nuhlikenne : mutlaka helâk edeceğiz
13. ez zâlimîne : zalimler


AÇIKLAMA
İnkâr edenler, peygamberlerine ‘Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız.” dediler. Rableri peygamberlere “Biz, zâlimleri yok edeceğiz, onlardan sonra onların yurtlarına sizi yerleştireceğiz. Bu, ma- kamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir.” diye vahyetti.

Advertisements