3

٣

اِنَّ الَّذينَ يَغُضُّونَ اَصْوَاتَهُمْ عِنْدَ رَسُولِ اللّهِ اُولءِكَ الَّذينَ امْتَحَنَ اللّهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوى لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظيمٌ

(3) innellezine yeğuddune asvatehüm inde rasulillahi ülaikel lezinemtehanellahü kulubehüm lit takva lehüm mağfiratüv ve ecrun aziym
Gerçekten seslerini kısanlar (var ya) Allah’ın resulünün yanında Allah’ın imtihan ettiği kimselerdir kalplerini takva için onlar için mağfiret ve büyük bir ecir (vardır)

(3) Those that lower their voice in the presence of Allah’s Messenger- has Allah tested their hearts for piety: for them is Forgiveness and a great Reward.

1. inne : muhakkak
2. ellezîne : onlar, o kimseler
3. yaguddûne : kısarlar, alçaltırlar
4. asvâte-hum : seslerini
5. inde : yanında
6. resûli allâhi : Allah’ın Resûlü
7. ulâike : işte onlar
8. ellezîne : onlar, o kimseler
9. imtehane : imtihan etti
10. allâhu : Allah
11. kulûbe-hum : onların kalpleri
12. li et takvâ : takva için
13. le-hum : onlar için
14. magfiretun : mağfiret
15. ve ecrun : ve ecir, mükâfat
16. azîmun : büyük

إِنَّ şüphesizالَّذِينَ يَغُضُّونَ alçak tutanlarأَصْوَاتَهُمْ sesleriniعِنْدَ yanındaرَسُولِRasulü’nünاللَّهِ Allah’ınأُولَئِكَ işte onlarالَّذِينَ امْتَحَنَ imtihan etmiştirاللَّهُ Allahقُلُوبَهُمْ kalpleriniلِلتَّقْوَى takva içinلَهُمْ onlar içinمَغْفِرَةٌ mağfiretوَأَجْرٌve bir ecir vardırعَظِيمٌbüyük


SEBEB-İ NÜZUL

a) “Ey iman etmiş olanlar, seslerinizi O Peygamber’in sesinden yüksek çıkarmayın.” âyet-i kerimesi nazil olunca Ebu Bekir, Hz. Peygamber’le ancak sırdaş olanın konuştuğu gibi çok alçak sesle konuşmaya başladı da Allah Tealâ Ebu Bekir hakkında bu âyet-i kerimeyi indirdi.

b) Taberî’nin Ebu Küreyb kanalıyla Muhammed ibn Sabit ibn Kays’dan rivayetinde o şöyle anlatıyor: “Seslerinizi O Peygamber’in sesinden yüksek çıkarmayın. Birbirinize bağırdığınız gibi O Peygamber’e bağırmayın.” âyet-i kerimesi nazil olduğunda Sabit ibn Kays yolda ağlıyarak oturmuştu. Aclân oğullarından Asım ibn Adiyy yolda ona rastlayıp “Ey Sabit seni ağlatan nedir?” diye sordu.. Sabit: “Şu âyet-i kerimedir; benim hakkımda nazil olmuş olmasından korkuyorum. Ben, yüksek ve gür sesliyim.” dedi. Asım ibn Adiyy, Hz. Peygamber (sa)’e giderken Sabit de hıçkırıklara boğulmuştu. Sonra evine gitti ve Abdullah ibn Übeyy ibn Selûfun kızı olan karısı Cemîle geldiğinde ona: “Kısrağımın ahırına gireyim de üzerime kol demirini vurarak kol demirini çivile.” dedi. Cemîle de çiviyi o kadar kuvvetle çaktı ki sonunda çivinin ucu öbür taraftan çıktı. Sabit: “Allah canımı alıncaya veya Allah’ın rasûlü benden hoşnut oluncaya kadar buradan çıkmayacağım, dedi. Asım ise Rasûlullah (sa)’a gelerek onun durumunu haber verdi. Rasûlullah (sa): “Git onu bana çağır.” buyurdu. Asım, Sâbit’i görmüş olduğu yere geldi, onu bulamadı, evine geldi ve onu kısrağının ahırında bularak ona: “Rasûlullah seni çağırıyor.” dedi. Sabit: “Kol demirini (veya kapıyı) kır.” dedi ve birlikte çıktılar, Hz. Peygamber (sa)’e geldiler. Rasûlullah (sa), Sabit’e: “Ey Sabit, seni ağlatan nedir?” diye sordu. Sabit: “Ben gür sesliyim. Bu yüzden “Seslerinizi Peygamber’in sesinden yüksek çıkarmayın ve birbirinize bağırdığınız gibi O Peygamber’e bağırmayın.” âyetinin benim hakkımda nazil olmuş olmasından korkuyorum.” dedi. Hz. Peygamber (sa) ona: “Övülmüş olarak yaşamak, şehid olarak ölmek ve cennete girmek istemez misin?” buyurdular. Sabit der ki: “Allah ve Rasûlü’nün müjdesinden hoşnut olarak bir daha asla sesimi Allah’ın Rasûlü’nün sesinden yüksek çıkarmadım ve işte bunun üzerine Allah Tealâ: “Rasûlullah’m yanında seslerini kısanlar, muhakkak ki onlar, Allah’ın kalblerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir…” âyet-i kerimesini indirdi. Nitekim Sabit ibn Kayş, Yemâme’de müslümanlar açılıp bozgun alâmetleri gösterdiklerinde: “Ey Allahım, şunlara ve tapındıklarına yuh olsun. Şunlara (müslümanlara) ve yaptıklarına da yuh olsun.” deyip ilerlemiş ve şehid oluncaya kadar savaşmıştır.

Taberî’nin İbn Humeyd kanalıyla Şimr ibn Atıyye’den rivayetine göre ise Sabit’in bu korkusunun sebebi ağır işitmesi sebebiyle bağırarak konuşmuş olmasıdır ve bizzat kendisi gelip Hz. Peygamber (sa)’e “Seslerinizi Peygamber’in sesinden yüksek çıkarmayın ve birbirinize bağırdığınız gibi O Peygamber’e bağırmayın.” âyetinin nüzulünden dolayı üzüldüğünü ve bu âyetin kendisi hakkında inmiş olmasından korktuğunu söylemiş

Advertisements