91

    RevelationCuzPageSurah
    52 12231Hud(11)

٩١

قَالُوا يَا شُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ كَثيرًا مِمَّا تَقُولُ وَاِنَّا لَنَريكَ فينَا ضَعيفًا وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَاكَ وَمَا اَنْتَ عَلَيْنَا بِعَزيزٍ

(91) kalu ya şüaybü ma nefkahü kesiram mimma tekulü ve inna le nerake fina daiyfa ve lev la rahtuke le racemnake ve ma ente aleyna bi aziz

dediler ki ya şuayb biz senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz gerçekten biz seni görüyoruz içimizde zayıflardan velev senin aşiretin (olmasaydı) seni recm ederdik ve senin bizim üzerimizde bir üstünlüğün yok

(91) They said: O Shu’aib much of what thou sayest we do not understand in fact among us we see that thou hast no strength were it not for thy family, we should certainly have stoned thee for thou hast among us no great position

1. kâlû : dediler
2. yâ şuaybu : ey Şuayb
3. mâ nefkahu : fıkıh edemedik, anlayamadık, idrak edemedik
4. kesîren : çok, çoğu
5. mim mâ (min mâ) tekûlu : söylediğin şeyler
6. ve in-nâ : ve muhakkak, biz
7. le nerâ-ke : cidden seni görüyoruz
8. fî-nâ : içimizde
9. daîfen : zayıf olan, zayıf
10. ve lev lâ : ve olmasaydı
11. rehtu-ke : senin gurubun (on kişiden az olan erkek grubu)
12. le recemnâ-ke : mutlaka seni taşlardık (taşlayarak öldürürdük)
13. ve mâ : ve değil
14. ente : sen
15. aleynâ : bize karşı
16. bi azîzin : azîz, güçlü ve üstün

Advertisements