88

    RevelationCuzPageSurah
    52 12230Hud(11)

٨٨

قَالَ يَا قَوْمِاَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّى وَرَزَقَنى مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًا وَمَا اُريدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلى مَا اَنْهيكُمْ عَنْهُ اِنْاُريدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُ وَمَا تَوْفيقى اِلَّا بِاللّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُنيبُ

(88) kale ya kavmi eraeytüm in küntü ala beyyinetim mir rabbi ve razekani minhü rizkan hasena ve ma üridü en ühalifeküm ila ma enhaküm anh in üridü illel islaha mesteta’t ve ma tevfikiy illa billah aleyhi tevekkeltü ve ileyhi ünib

dedi ki ey kavmim söyleyin bana eğer ben Rabbimden bir beyyine üzerindeysem ve ben rızıklanmşsam onun tarafından rızıkla düşmek istemiyorum size muhalefet etmek onlardan sizleri men ettiğim şeylerden ben ancak gücümün yettiği şeyleri ıslaha çalışırım benim başarım ancak Allah’a aittir ben O’na güvendim ve O’na yönelip bağlandım

(88) He said: O my people see ye whether I have a clear (sign) from my Lord, and he hath given me Sustenance (pure and) good as from Himself? I wish not, in opposition to you, to do that which I forbid you to do. I only desire (you) betterment to the best of my power and my success (in my task) can only come from Allah. In him I trust, and unto him I look.

1. kâle : dedi
2. yâ kavmi : ey kavmim
3. e reeytum : sizin görüşünüz (bu) mu
4. in kuntu : eğer ben, isem
5. alâ beyyinetin : bir belge, delil üzerinde
6. min rabbî : Rabbimden
7. ve rezeka-nî : ve beni rızıklandırdı
8. min-hu : ondan, kendinden
9. rızkan : bir rızık
10. hasenen : güzel
11. ve mâ urîdu : ve ben istemiyorum
12. en uhâlife-kum : size muhalefet etmek, karşı çıkmak
13. ilâ mâ : şeylere
14. enhâ-kum : size yasakladım
15. an-hu : ondan
16. in urîdu : benim istediğim (ise)
17. illâ el ıslâha : sadece, ancak ıslâh etmek
18. mesteta’tu (mâ isteta’tu) : gücümün yettiği (şey) kadar
19. ve tevfîkî : ve benim muvaffak olmam, benim başarım
20. mâ illâ : ancak, …dır (…den başka değil)