40

    RevelationCuzPageSurah
    52 12225Hud(11)

٤٠

حَتّى اِذَا جَاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُ قُلْنَا احْمِلْ فيهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ وَمَنْ امَنَ وَمَا امَنَ مَعَهُ اِلَّا قَليلٌ

(40) hatta iza cae emruna ve farat tennuru kulnah mil fiha min küllin zevceynisneyni ve ehleke illa men sebeka aleyhil kavlü ve men amen ve ma amene meahu illa kalil
hatta emrimiz geldiği zaman tandır kaynadığında dedik gemiye yükle bütün mahluktan erkek ve dişi ikişer (çift) aleyhlerinde helak hükmü geçmiş olanlardan hariç kendi ev halkını ve iman etmiş kimseleri onunla beraber çok az (kişi) iman etmişti

(40) At length, behold there came our command, and the fountains of the earth gushed forth we said: embark therein, of each kind two, male and female, and your family except those against whom the word has already gone forth, and the Believers. But only a few believed with him.

1. hattâ : olunca, o zaman
2. izâ câe : geldiği zaman, gelince
3. emru-nâ : emrimiz
4. ve fâret tennûru : ve tennur kaynadı (feveran etti)
5. kulnâ : dedik
6. ıhmil : bindir, yükle
7. fî-hâ : onun içine, ona
8. min kullin : hepsinden, herşeyden, her cinsten
9. zevceynisneyni : iki unsurdan oluşan (bir dişi ve bir erkek) bir çift
10. ve ehle-ke : ve aileni, senin ehlini
11. illâ : ancak, dışında, …den başka
12. men : kimse
13. sebeka : geçti
14. aleyhi el kavlu : onların üzerlerine söz, onlar hakkında söz
15. ve men : ve kimse
16. âmene : âmenû oldu (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı, mülâki olmayı diledi)
17. ve mâ âmene : ve âmenû olmadı
18. mea-hu : onunla beraber
19. illâ : …den başka
20. kalîlun : (çok) az