116

    RevelationCuzPageSurah
    52 12233Hud(11)

١١٦

فَلَوْلَا كَانَ مِنَ الْقُرُونِ مِنْ قَبْلِكُمْ اُولُوا بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ الْفَسَادِ فِى الْاَرْضِ اِلَّا قَليلًا مِمَّنْ اَنْجَيْنَا مِنْهُمْ وَاتَّبَعَ الَّذينَ ظَلَمُوا مَا اُتْرِفُوا فيهِ وَكَانُوا مُجْرِمينَ

(116) fe lev la kane minel kuruni min kabliküm ülu bekiyyetiy yenhevne anil fesadi fil erdi illa kalilem mimmen enceyna minhüm vettebeal lezine zalemu ma ütrifu fihi ve kanu mücrimin

yasak etselerdi ya sizden önceki kuşaklardan fazilet sahibi olanlar yeryüzünde fesat çıkarmayı ancak onlardan kurtardığımız az kimseler (hariç) ardına düştüler zulüm edenler refah şımarıklığından ve mücrimlerden oldular

(116) Why were there not, among the generations before you, persons possessed of balanced good sense, prohibiting (men) from mischief in the earth except a few among them whom we saved (from harm)? but the wrongdoers pursued the enjoyment of the good things of life which were given them and persisted in sin.

1. fe : o zaman, bu durumda
2. lev lâ kâne : olmaz mıydı, olmasaydı
3. min el kurûni : nesillerden (asırlardan)
4. min kabli-kum : sizden öncekilerden
5. ûlû bakıyyetin : bakiye sahipleri (asırlarca münkerden nehyedenler ve ma’rufla emredenler)
6. yenhevne : nehyederler, men ederler
7. an el fesâdi : fesat(lar)dan
8. fi el ardı : yeryüzünde
9. illâ kalîlen : pek azı hariç
10. mimmen (min men) enceynâ : kurtardıklarımızdan
11. min-hum : onlardan
12. vettebea (ve ittebea) : ve tâbî oldular
13. ellezîne zalemû : zulmeden kimseler
14. mâ utrifû
(teref)
: şımartıldıkları şeyler (mal, mülk)
: (şımarıklık, ni’met ve bolluk içinde olup şımarmak)
15. fî-hi : onun içinde, onda (o şeylerde)
16. ve kânû : ve oldular
17. mucrimîne : mücrimler, suçlular, günahkârlar

Advertisements