114

    RevelationCuzPageSurah
    52 12233Hud(11)

١١٤

وَاَقِمِ الصَّلوةَ طَرَفَىِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ الَّيْلِ اِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّاَتِ ذلِكَ ذِكْرى لِلذَّاكِرينَ

(114) ve ekimis salate tarafeyin nehari ve zülefem minel leyl innel hasenati yüzhibnes seyyiat zalike zikra liz zakirin

namazı dosdoğru kılın gündüzün iki tarafında gecenin sabaha yakın (kısmında) da şüphesiz iyi ameller kötülükleri giderir işte bu düşmanlara bir öğüttür

(114) And establish regular Prayers at the two ends of the day and at the approaches of the night: for those things that are good remove those that are evil: be that the word of remembrance to those who remember (their Lord):

1. ve ekımı es salâte : ve namazı kıl, ikame et
2. tarafeyin : iki tarafında
3. nehâri : gündüz
4. ve zulefen : ve gecenin ilk saatleri
5. min el leyli : geceden
6. inne el hasenâti : muhakkak hasenat (iyilikler, kazanılan dereceler)
7. yuzhibne : giderir, yok eder
8. es seyyiâti : seyyiat, kötülükler (kaybedilen dereceler)
9. zâlike : işte bu
10. zikrâ : zikir, öğüt, hatırlatma
11. li ez zâkirîne : öğüt alanlar, zikredenler için


SEBEB-İ NÜZUL

1. Abdullah ibn Mes’ûd”dan rivayette şöyle anlatıyor: Bir adam Hz. Peygamber (sa)’e geldi ve: “Ey Allah’ın elçisi, şehrin uzak bir yerinde bir kadın gördüm, onunla cima etme dışında bir erkeğin bir kadına yapabileceği her şeyi yaptım. (Ama pişman oldum) ve işte huzurundayım. benim hakkımda vereceğin hükme razıyım; benim hakkımda dilediğin hükmü ver.” dedi. Ömer, adama: “Şu yaptığını gizlemiş olsaydın Allah da senin için bunu örter gizlerdi.” derken Hz. Peygamber adama cevap vermedi. Adam Efendimiz (sa)’in huzurundan ayrılıp giderken Allah’ın Rasûlü (sa) arkasından birisini gönderip geri çağırdı ve ona (o sırada nazil olan) “Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl. Çünkü güzellikler, kötülükleri giderir. Bu, iyi düşünenlere bir öğüttür.” âyet-i kerimesini okudu. Orada bulunanlardan birisi: “Ey Allah’ın elçisi, bu, sadece ona mı mahsus?” diye sordu da Efendimiz: “Hayır, aksine bütün İnsanlar için.” buyurdular.

İbn Mes’ûd’dan gelen başka bir rivayette bu adamın kadını sadece öptüğü, ondan haram bir öpücük aldığı ve Rasûlullah (sa)’a bunun keffâretini sorduğu, bu yaptığı hakkında âyet inmesi üzerine bu inen âyetin hükmünün sadece kendisi hakkında mı yoksa genel mi olduğunu sorduğu; Efendimiz (sa)’in de: “Sen ve ümmetimden bununla amel eden herkes hakkında” cevabını verdiği belirtilmektedir.

Ebu Davud et-Tayâlisî’nin… Abdullah ibn Mes’ûd’dan rivayetinde o şöyle anlatmıştır: Bir adam Hz. Peygamber (sa)’e geldi ve: “Ey Allah’ın elçisi bir kadınla, cinsel ilişkiye girme dışında herşeyi yaptım (işte geldim, bana ne yapman gerekiyorsa yap).”” dedi. Efendimiz cevap vermedi de hemen akabinde “Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl…” âyeti nazil oldu. Sahabeden biri: “Ey Allah’ın Rasûlü, sadece ona mı mahsus yoksa herkese  mi?” diye sordu da Efendimiz: “Aksine bütün  insanlara.” buyurdu.

Ahmed ibn Hanbel’in Müsned’indeki rivayetinde adamın kadını bir bostan (bahçe)de yakaladığı ve yaptıklarını orada yaptığı, Hz. Ömer’in “Gizleseydi Allah da onun bu ayıbını örter, gizlerdi.” dediği ve inzal kaydı olmaksızın Hz. Peygamber (sa)’in o adama bu âyeti okuduğu, “Ey Allah’ın Rasûlü, sadece ona mı mahsus yoksa herkese mi?” diye soranın Muâz ibn Cebel, Taberî’de ve Musned’deki başka bir rivayette de soranın Hz. Ömer olduğu zikredilmektedir.

2. Yine Tirmizî’nin kendi isnadıyla Ebu’l-Yüsr Ka’b ibn Amr’dan rivayetinde o şöyle anlatıyor: Bana bir kadın geldi. Hurma satın almak istiyordu. “Evde bunlardan daha iyi hurmalar var. (Gel, onlardan vereyim.” dedim. Benimle birlikte eve girdi, ona doğru eğildim, onu öptüm. (Sonra yaptığımdan pişman olup) Ebu Bekr’e geldim ve yaptığımı ona anlattım. “Bunu kendine sakla, kimseye anlatıp ifşa etme ve yaptığından da tevbe et.” dedi. Ancak bu sırrımı saklamaya tahammül edemedim, Rasûlullah (sa)’a geldim ve ona da yaptığımı anlattım. “Allah yolunda gazaya çıkan bir gazinin arkasından hanımına bunu yaptın ha!?” buyurdu. Ravi der ki: Ebu’l-Yüsr, bu yaptığı sebebiyle cehennemliklerden olduğu zannına kapılmış ve daha önce değil de o saatte müslüman olmuş olmayı bile temenni etmiş. Allah’ın Rasûlü (sa) başını uzun süre yere eğerek susmuşlar, nihayet Allah Tealâ “Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl. Çünkü güzellikler, kötülükleri giderir. Bu, iyi düşünenlere bir öğüttür.” âyet-i kerimesini vahyetmiş. Ebu’l-Yüsr kendisi şöyle devam ediyor: Rasûl-i Ekrem’in yanına geldim, bu âyet-i kerimeyi bana okudu. Ashabı: “Ey Allah’ın elçisi, bu sadece ona mı mahsus, yoksa bütün insanlar hakkında genel mi?” diye sordular da O: “Aksine bütün insanlar içindir.” buyurdular. Tirmizî hadisin hasen sahih olduğunu da kaydetmektedir.

Tirmizî’deki Ebu’l-Yüsr rivayeti İbnu’l-Esîr’in Usdu’l-Gâbe’sinde Amr ibn Gaziyye el-Ansârî hakkındadır. Şöyle ki: Ebu Salih’in İbn Abbâs’tan rivayetine göre “Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl…” âyet-i kerimesi Ansâr’dan hurma tüccarı Amr ibn Gaziyye ibn Amr hakkında nazil olmuştur. Ondan hurma satın almak üzere bir kadın gelmişti. Kadından çok hoşlanan Amr: “Evde bundan daha iyi bir hurma var, benimle beraber gel, sana ondan vereyim.” dedi. Kadın onunla eve geldi, eve girince de kadının üzerine atlayıp onunla cima etme dışında bir erkeğin bir kadına yapabileceği her şeyi yapıp şehvetini tatmin etti. Peşinden de yaptığına pişman olarak gusletti ve Hz. Peygamber (sa)’e geldi, durumunu sordu. Hz. Peygamber (sa): “Sana ne cevap vereceğimi bilmiyorum.” dedi. O sırada ikindi namazı vakti olmuştu. Allah’ın Rasûlü (sa) kalkıp ikindi namazını kıldırdı. Namazı bitirince Cibril indi, onun tevbesini getirdi ve: “Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl…” dedi.

3. Atâ’dan “Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl. Çünkü güzellikler, kötülükleri giderir.” âyet-i kerimesi hakkında rivayete göre bir kadın, un satın almak üzere bir adamın yanına (dükkânına ya da evine) girmiş. O da tutup kadını öpmüş. Ama öptükten sonra da elleri yanına düşmüş, yaptığına pişman olmuş. Gelmiş Hz. Ömer’e durumunu sormuş. Ömer: “Sakın o kadın, Allah yolunda gazaya giden bir gazinin kadını olmasın?” demiş. Adam: “Evet, fiilen o bir gazinin kadını.” diye cevap vermiş. Ömer bir şey dememiş, birlikte Hz. Ebu Bekr’e varmışlar, o da Ömer’in dediği gibi demiş ve bu sefer üçü birlikte Hz. Peygamber (sa)’e gelmişler ve durumu anlatmışlar. Allah’ın Rasûlü (sa) de Ömer ve Ebu Bekr’in söylediklerini söylemiş ve susup bir cevap vermemiş ve bunun üzerine Allah Tealâ “Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl. Çünkü güzellikler, kötülükleri giderir…” âyet-i kerimesini indirmiş.

Yezîd ibn Rûmân’dan gelen rivayette bu adamın Ğunun oğullarından olduğu, kadını öpmesine ek olarak eliyle de tacizde bulunduğu,  İbn Abbâs’tan gelen bir rivayette de adamın kadını evinin içinde daha küçük bir odaya sokarak orada cinsel temas dışında ona herşeyi yaptığı, hakkında bu âyetin inmesi üzerine adamın: “Bu sadece bana mı yoksa bütün insanlara mı?” sorusuna Hz. Peygamber (sa)’den önce davranıp Hz. Ömer’in: “Gözün aydın olmasın be adam, elbette sadece sana değil, bütün insanlara.” dediği ve Efendimiz (sa)’in de: “Ömer doğru söyledi.” buyurduğu;

Yine İbn Abbâs’tan gelen başka bir rivayette adamın kadını: “Yazıklar olsun sana, ben, Allah yolunda gazaya giden bir gazinin arkasında bıraktığı eşiyim.” demesi üzerine bıraktığı ve yaptıklarına pişman olduğu ayrıntıları bulunmaktadır.

Bu âyet-i kerimenin nüzulüne sebep olan şahabının, biraz önce geçen Ebu’l-Yeser Ka’b ibn Amr ya da Amr ibn Gaziyye el-Ansârî olduğu rivayetleri yanında Ebu Nüfeyl Amir ibn Kays el-Ansârî olduğu rivayeti de vardır

Bütün bu rivayetler âyet-i kerimenin Medine-i Münevvere’de nazil olduğu anlamına gelmektedir. Ancak bunların yanında namaz vakitlerine işarette bulunduğu, bir çeşit namaz kılınacak vakitleri bildirdiği için İbn Kesîr, beş vakit namaz mi’râcda farz kılınmadan önce Mekke’de nazil olmuş olabileceğini, bu ihtimali de gözden uzak tutmamak gerektiğini kaydetmiştir (ibn Kesîr, age.,284 Ancak Medine’de inmiş olduğuna dair rivayetler sahih olup İbn Kesîr’in ifadesi bir tahminden öteye geçmemektedir. Kaldı ki âyette ifade edilen namazların farz namazlar olması da gerekmemektedir