110

    RevelationCuzPageSurah
    52 12233Hud(11)

١١٠

وَلَقَدْ اتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ فيهِ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ وَاِنَّهُمْ لَفى شَكٍّ مِنْهُ مُريبٍ

(110) ve le kad ateyna musel kitabe fahtülife fih ve lev la kelimetün sebekat mir rabbike le kudiye beynehüm ve innehüm le fi şekkim minhü mürib

gerçekten biz musa’ya kitap verdik onun hakkında ihtilafa düşüldü eğer Rabbinin bir kelimesi geçmiş olsa idi aralarında hüküm verilmiş, bitmişti şüphesiz onlar bundan şüphe ve kuşku içindeler

(110) We certainly gave the Book to Moses, but differences arose therein: had it not been that a Word had gone forth before from thy Lord, the matter would have been decided between them: but they are in suspicious doubt concerning it.

1. ve lekad : ve andolsun ki
2. âteynâ : biz verdik
3. mûsâ : Musa’ya
4. el kitâbe : kitap
5. fahtulife (fe ıhtulife) : bundan sonra ihtilâfa (anlaşmazlığa) düştüler
6. fî-hi : onun hakkında
7. ve lev lâ : ve olmasaydı
8. kelimetun : bir söz, bir kelime
9. sebekat : geçti (söylendi)
10. min rabbi-ke : Rabbinden
11. le kudiye : mutlaka hüküm verilmiş olurdu
12. beyne-hum : onların arasında
13. ve inne-hum : ve gerçekten, muhakkak onlar
14. le fî şekkin : kesin, ciddî, bir tereddüt (şüphe) içinde
15. min-hu : ondan
16. murîbun
(reyb)
: tatmin etmeyen, kanaat hasıl etmeyen, şüphe veren
: (şüphe)