101

    RevelationCuzPageSurah
    52 12232Hud(11)

١٠١

وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلكِنْ ظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ فَمَا اَغْنَتْ عَنْهُمْ الِهَتُهُمُ الَّتى يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّهِ مِنْ شَىْءٍ لَمَّا جَاءَ اَمْرُ رَبِّكَ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْبيبٍ

(101) ve ma zalemnahüm ve lakin zalemu enfüsehüm fe ma ağnet anhüm alihetühümül tei yed’une min dunillahi min şey’il lemma cae emru rabbik ve ma zaduhüm ğayra tetbib

biz onlara zulüm etmedik lakin onlar kendi nefislerine zulmettiler artık hiçbir fayda sağlamadı ilahları onlara Allah’tan başka yaptıkları şeylerde vaktaki Rabbinin emri geldiğinde onların ziyadeleşen helaklarından başka (bir şey) olmadı

(101) It was not we that wronged them: they wronged their own souls: the deities, other than Allah, whom they invoked profited them no whit when there issued the decree of thy Lord: nor did they add aught (to their lot) but perdition

1. ve mâ zalemnâ-hum : ve biz onlara zulmetmedik
2. ve lâkin : ve lâkin
3. zalemû : zulmettiler
4. enfuse-hum : onların nefsleri, kendileri
5. fe : artık
6. mâ agnet : gani olmadı, fayda vermedi
7. an-hum : onlardan, onlara
8. âlihetu-hum : onların ilâhları
9. elletî yed’ûne : dua ettikleri (ki ona dua ederler)
10. min dûni allâhi : Allah’tan başka
11. min şey’in : bir şey
12. lemmâ câe emru : emir geldiği zaman
13. rabbi-ke : senin Rabbin
14. ve mâ : ve olmadı
15. zâdû-hum : onlara arttırdı
16. gayre : başka
17. tetbîbin : helâk olma, ziyana uğrama