90

٩٠

كَمَا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِمينَ

(90) kema enzelna alel muktesimin
nitekim o taksimcilere de indirmiştik

(90) (Of just such wrath) as we sent down on those who divided (scripture into arbitrary parts),

1. ke : gibi
2. mâ enzel-nâ : indirdiğimiz şey
3. alâ el muktesimîne : muktesim olanlara, kısım kısım ayıranlara