71

٧١

قَالَ هؤُلَاءِ بَنَاتى اِنْ كُنْتُمْ فَاعِلينَ

(71) kale haülai benati in küntüm failin
(lut) dedi ki işte bunlar kızlarım eğer (meşru bir) iş yapacaksanız

(71) He said: there are daughters (to marry), if ye must act (so).

1. kâle : dedi
2. hâulâi : işte bunlar
3. benâtî : benim kızlarım
4. in kuntum : eğer siz, iseniz
5. fâilîne : yapacak olanlar, yapanlar