1

    RevelationCuzPageSurah
    103 17331Hajj(22)

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

١

يَا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَىْءٌ عَظيمٌ

(1) ya eyyühen nasüt teku rabbeküm inne zelzeletes saati şey’ün aziym
ey insanlar Rabbinizden sakının çünkü kıyamet sıkıntısı çok büyük bir şeydir

(1) O mankind! fear your Lord! for the convulsion of the hour (of Judgement) will be a thing terrible!

1. yâ eyyuhâ : ey
2. en nâsu : insanlar
3. ittekû (nâsu ittekû) : takva sahibi olun
4. rabbe-kum : sizin Rabbiniz
5. inne : muhakkak
6. zelzelete : sarsılma, şiddetli sarsıntı
7. es sâati : saat
8. şey’un : bir şey
9. azîmun : büyük


SEBEB-İ NÜZUL

Tirmizî’nin İmrân ibn Husayn’dan rivayetinde “Ey insanlar, Rabbınızdan takva üzere olun. Doğrusu kıyamet saatinin sarsıntısı çok büyük bir şeydir… Ama Allah’ın azabı pek çetindir.” âyet-i kerimelerinin Efendimiz (sa)’e, o bir seferde iken Ve geceleyin nazil olduğu, bazı rivayetlerde Mustalık oğulları gazvesinde olduğu (aiûsî, age. xvn,ııi) söylenirken Hasen’den rivayete göre de Hz. Peygamber (sa), Tebük Gazvesinden dönerken, Medine-i Münevvere’ye yaklaştıklarında nazil olduğu tasrih olunmuştur


AÇIKLAMA

İbn Merdûye’nin İbn Abbâs ve İbnu’z-Zubeyr’den rivayetine göre sûre Medenîdir. Dahhâk de böyle söylemiştir.

Ancak Ebu Ca’fer en-Nehhâs’ın Mücâhid’den, onun da İbn Abbâs’tan ri­vayetine göre Medine-i Münevvere’de inen üç âyeti -yine İbn Abbâs’tan gelen başka bir rivayete göre 4 âyeti- dışında sûre Mekke’de nazil olmuştur. Bu dört âyet: “Bunlar, çekişen iki düşman gruptur. Rablari hakkında çekişmişlerdir. O küfredenler için ateşten elbiseler kesilmiştir. Başları üstünden de kaynar sular dökülecektir. Bununla karınlarındakiler ve derileri eritilir. Demir kamçılar da onlar içindir. Ne zaman oradan, (oradaki işkenceden) çıkıp kurtulmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler ve onlara: “Tadın yakıcı azabı.” denilir.” (âyet- 19-22)

Ebu Salih’in İbn Abbâs’tan rivayetine göre de iki âyeti dışında Sûrenin ta­mamı Mekkî’dir.

İbnu’l-Münzir’in Katâde’den rivayetine göre ise Mekke’de nazil olan dört âyeti dışında Sûre Medine’de nazil olmuştur. Bu dört âyet de: “Senden önce gönderdiğimiz hiçbir Rasûl ve hiçbir Nebî yoktur ki bir şeyi arzuladığı zaman şeytan onun arzusuna vesvese karıştırmamış olsun. Allah, şey­tanın karıştırdığını giderir sonra Allah, kendi âyetlerini yerleştirir ve Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.

Şeytanın karıştırdığı, kalblerinde hastalık bulunan ve kalbleri kaskatı ke­silmiş olan kimseleri sınamaya vesile kılmak içindir. Zâlimler hiç şüphesiz de­rin bir ayrılık içindedirler.

Bir de bu, kendilerine ilim verilmiş olanların, onun, Rabbindan gelme bir gerçek olduğunu bilip inanmaları ve gönüllerini ona bağlamaları içindir. Mu­hakkak ki Allah iman edenleri dosdoğru yola iletir.

Küfredenler; kendilerine o saat ansızın gelinceye veya gecesi olmıyan gü­nün azabı gelip çatıncaya kadar ondan yana devamlı bir şüphe içindedirler.” (âyet: 52-55) âyetleridir . Bu, İbn Abbâs’tan da rivayet edilmiş­tir.

Sûrenin mekkî ve medenî oluşuna dair rivayetler muhtelif ise de “sûre hem mekkî ve hem de medenî âyetlerden oluşmaktadır.” demek doğruya daha yakın­dır.

el-Gaznevî bu sûre hakkında der ki: Bu, sûrelerin en şaşırtıcı olanlarındandır; gece ve gündüz, seferde ve hazarda, barışta ve savaşta, Mekke’de ve Medi­ne’de, nâsih ve mensûh olarak, muhkem ve müteşâbih olarak nazil olmuştur.

İbnu’l-Cevzî, el-Gaznevî’nin bu sözünü Hibetullah ibn Selâme’ye nisbet eder. Hibetullah sözüne devamla şöyle demiştir: Mekkî olanı 30. âyetinin başın­dan sonuna kadar olan kısmıdır.

Medenî olanı 25. âyetinin başından 30. âyetinin başına kadardır.

Gece nazil olanı başından ilk beş âyetidir.

Gündüz nazil olanı 5. âyetin başından 9. âyetin başına kadar olan âyetleri­dir.

Seferde nazil olanı 9. âyetin başından 12. âyetin başına kadar olanıdır.

Hazarda nazil olan âyetleri ise 20, âyetin başına kadar olanıdır.

Advertisements