16

١٦

وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ

(16) ve zerabiyyü mebsusetün
Serilmiş saçaklı yaygılar (vardır)

(16) And rich carpets (all) spread out.

1. ve zerâbiyyu : ve süslü, kıymetli yaygılar, halılar
2. mebsûsetun : yayılmış, serilmiş

وَزَرَابِيُّve kıymetli yaygılarمَبْثُوثَةٌyayılmış


AÇIKLAMA

“Yüzler de vardır ki, o gün mutluluk içindedirler. Gayretlerinden dola­yı hoşnutturlar.” Kıyamet günü neşeli, mutlu, parlak ve güzel yüzler vardır. Mutluluk yüzlerinden okunur. Veya nimetler içindedirler. Allah Tealâ buyurdu ki: “Öyleki sen o nimetlerin güzelliğini yüzlerinden tanırsın.” (Mutaffifin, 83/24). O yüzler, durumlarının akibetini ve amellerinin kabulünü gören, mutluların yüzleridir. Onlar dünyada yaptıkları amellerden razıdır­lar. Çünkü onlar, amelleri için razı olacakları ecirleri aldılar. Allah Tealâ şöyle buyuruyor: “Allah bunlardan razı olmuştur, bunlar da O’ndan hoşnut olmuşlardır.” (Beyyine, 98/8).

Özet olarak Allah Tealâ ebedî saadete erecek olanları iki vasıfla nite­lendirmiştir:

a) Dış görüntüleri: “O gün mutluluk içindedirler.” Neşeli, mutlu ve parlak yüzler.

b) İç durumları: “Gayretlerinden dolayı hoşnutturlar.” Ardından sevap yurdunu, cenneti yedi vasıfla tanıtıyor:

1, 2- “Yüksek bir cennettedirler. Orada boş bir söz duymazlar.” Parlak yüzlerin sahipleri olan mutlu müminler mekânı yüksek cennettedirler. Vasfı yüksek, odaları emniyetlidir. Ateşin birbirinden daha alçak katman­ları olduğu gibi, cennetin de birbirinden yüksek dereceleri vardır.

Cennet ehlinin sözleri arasında boş söz ve hezeyan işitilmez. Çünkü onlar, hikmetli ve verdiği daimi nimetler için Allah Tealâ’ya hamd eden baş­ka bir şey konuşmazlar. Zira cennet Allah dostlarının konağıdır. Tertemiz­lerin konağı, boş söz, yalan ve bühtanla bulandırılamaz. Allah Tealâ buyu­ruyor ki: “Onda ne bir saçmalama, ne de bir günaha sokma vardır.” (Tür, 52/23), “Orada selâmdan başka boş söz işitmeyeceklerdir.” (Meryem, 19/62), “Onlar arada ne boş bir laf, ne de günaha sokacak bir şey işitirler. Yalnız bir söz: Selâm selâm.” (Vakıa, 56/25-26).

3, 4- “Orada akan bir kaynak vardır, Orada yükseltilmiş tahtlar…” cen­nette bir kaynak veya pınar vardır; suları akar ve çeşitli tat, saf lezzet ile fışkırır; kastedilen pınar cinsidir. Yani orada akan pınarlar vardır.

Orada, yumuşak şeylerle kaplı, çokça döşenmiş, yüksek yapılı tahtlar vardır. Mümin onlara oturduğu zaman zevklenir ve cennet bahçelerini ve nimetlerini görür. Nitekim Allah Tealâ “Ve yükseltilmiş döşeklerdedirler.” (Vakıa, 56/34) buyurmuştur.

Bunda da şeref ve ikramın en üstünü vardır.

5, 6- “Konulmuş kadehler, dizilmiş yastıklar ve serilmiş yaygılar var­dır.” Orada içki kapları ve sarhoş etmeyen içki için hazırlanmış kadehler vardır. Dilediklerinde ondan içerler. Üzerlerinde oturulması veya yaslanılması için ardarda dizilmiş yastıklar vardır. Oturma yerlerine serilmiş ser­giler, parlak, ince lifleri olan halılar vardır. Oturması rahattır, bakana zevk verir. Bunlara sahip olanlar için üstünlük, ayrıcalık hissettirmektedir