49

٤٩

لَا يَسَْمُ الْاِنْسَانُ مِنْ دُعَاءِ الْخَيْرِ وَاِنْ مَسَّهُ الشَّرُّ فَيَؤُسٌ قَنُوطٌ

(49) la yes’emül insanü min düail hayri ve im messehüş şerru fe yeusün kanut
Ümidini kesmez insan hayra ulaşmak (için) duadan kendisine bir fenalık dokundu mu (hemen) üzülüverir, ümidini keser

(49) Man does not weary of asking for good (things), but if ill touches him, he gives up all hope (and) is lost in despair.

1. lâ yes’emu : bıkmaz, usanmaz
2. el insânu : insan
3. min duâi : duadan, istekten
4. el hayri : hayır
5. ve in : ve şâyet, eğer
6. messe-hu : ona dokundu
7. eş şerru : şerr, kötülük
8. fe yeûsun : o zaman yeise kapılır, üzülür
9. kanûtun : ümitsiz olur


SEBEB-İ NÜZUL
Bu âyet-i kerimenin el-Velîd ibnu’l-Muğîra veya Utbe ibn Rabîa hakkında nazil olduğu söylenir

Advertisements