42

٤٢

لَايَاْتيهِ الْبَاطِلُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِه تَنْزيلٌ مِنْ حَكيمٍ حَميدٍ

(42) la ye’tihil batilü mim beyni yedeyhi ve la min halfih tenzilüm min hakimin hamid
Bâtıl gelemez onun önünden ve arkasından (o’nun) tarafından indirilmedir övülen ve hikmet sahibi

(42) No falsehood can approach it from before or behind it: it is sent down, by One Full of Wisdom, worthy of all Praise.

1. lâ ye’tî-hi : ona gelmez
2. el bâtilu : bâtıl
3. min : den
4. beyni yedey-hi : onun elleri arasında, önünde
5. ve lâ : ve değil, olmaz
6. min halfi-hî : onun arkasından
7. tenzîlun : inmiştir
8. min : den
9. hakîmin : hikmet sahibi
10. hamîdin : hamîd, hamdedilen, lâyık-ı veçhile övülen, çok sena edilen