2

٢

مَا يَفْتَحِ اللّهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِه وَهُوَ الْعَزيزُ الْحَكيمُ

(2) ma yeftehillahü lin nasi mir rahmetin fe la mümsike leha ve ma yümsik fe la mürsile lehu mim ba’dih ve hüvel azizül hakim
Allah’ın insanlar üzerine açacağı rahmeti tutacak yoktur (o’nun) tuttuğunu da ona gönderecek yoktur ondan sonra o, güçlü (ve) hikmet sahibidir

(2) What Allah out of His Mercy doth bestow on mankind there is none can withhold: what He doth withhold, there is none can grant, apart from Him: and He is the Exalted in Power, Full of Wisdom.

1. : şey, ne
2. yeftehillâhu (yeftehi allâhu) : Allah’ın açtığı
3. li en nâsi : insanlar için, insanlara
4. min rahmetin : rahmetten
5. fe : o zaman
6. : yoktur
7. mumsike : tutacak olan, tutan kimse
8. lehâ : onu
9. ve mâ : ve şey, ne
10. yumsik : tutar
11. fe : o zaman
12. : yoktur
13. mursile : gönderen, gönderecek olan
14. lehu : onu
15. min ba’di-hi : ondan sonra
16. ve huve el azîzu : ve o azîz, üstün ve güçlü
17. el hakîmu : hüküm ve hikmet sahibi

Advertisements