16

١٦

وَاَمَّا اِذَا مَا ابْتَليهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّى اَهَانَنِ

(16) ve emma iza mebtelahü fekadere ‘aleyhi rizkahu feyekulü rabbiy ehaneni
Amma ne zaman onu imtihan edip de onun rızkını kırarsa “Rabbim beni zelil kıldı” der

(16) But when he trieth him, restricting his subsistence for him Then saith he (in despair), My Lord hath humiliated me!

1. ve emmâ : ve fakat
2. izâ mâ : ne zaman
3. ibtelâ-hu : onu imtihan etti
4. fe : böylece
5. kadere : ölçülü verdi, daralttı
6. aleyhi : ona
7. rızka-hu : onun rızkını
8. fe : o zaman
9. yekûlu : der
10. rabbî : Rabbim
11. ehâne-ni : bana ihanet etti

وَأَمَّا إِذَا مَا ابْتَلَاهُama ne zaman onu deneyerekفَقَدَرَ عَلَيْهِkıssaرِزْقَهُ rızkınıفَيَقُولُ hemen derرَبِّي Rabbimأَهَانَنِيbana ihanet etti


SEBEB-İ NÜZUL
Bu âyet-i kerimelerin kim hakkında nazil olduğu ihtilaflıdır. Atâ’nın İbn Abbâs’tan rivayetine göre Utbe ibn Rabîa ve Ebu Huzeyfe ibnu’l-Muğîra hakkında; İbnu’s-Sâib’e göre Übeyy ibn Halef; Mukatil’e göre de Ümeyye ibn Halef hakkında nazil olmuştur. Ama elbette hükmü bunlarla sınırlı olmayıp her bir inkarcı kâfir hakkında geneldir

Advertisements