15

١٥

فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَليهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّى اَكْرَمَنِ

(15) femmel’insanü iza mebtelahü rabbühu feekremehu ve na’amehu feyekulü rabbiy ekremeni
Amma insan, ne zaman Rabbi kendisini imtihan edip ona ikramda bulunur ve nimet verirse “Rabbim bana ikram etti” der

(15) Now, as for man, when his Lord trieth him, giving him honour and gifts, then saith he, My Lord hath honoured me

1. fe emmâ : fakat
2. el insânu : insan
3. izâ mâ : ne zaman
4. ibtelâ-hu : onu imtihan ettii
5. rabbu-hu : onun Rabbi
6. fe : böylece
7. ekreme-hu : ona ikram etti, şereflendirdi
8. ve ne’ame-hu : ve onu ni’metlendirdi
9. fe : o zaman
10. yekûlu : der
11. rabbî : Rabbim
12. ekreme-ni : bana ikram etti, şereflendirdi

فَأَمَّا الْإِنسَانُfakat insanإِذَا مَا ابْتَلَاهُne zaman kendisini sınayıpرَبُّهُ Rabbiفَأَكْرَمَهُona ikramda bulunupوَنَعَّمَهُnimetler verseفَيَقُولُ derرَبِّي Rabbimأَكْرَمَنِيbana ikram etti