90

٩٠

بِءْسَمَا اشْتَرَوْا بِه اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَا اَنْزَلَ اللّهُبَغْيًا اَنْ يُنَزِّلَ اللّهُ مِنْ فَضْلِه عَلى مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِه فَبَاؤُ بِغَضَبٍ عَلى غَضَبٍ وَلِلْكَافِرينَ عَذَابٌ مُهينٌ

(90) Bi’semeşterav bihi enfüsehüm ey yekfüru bi ma enzelellahü bağyen ey yünezzilellahü min fadlihi ala mey yeşaü min ibadih fe bau bi ğadabin ala ğadabin ve lil kafirine azabüm mühin

Nefislerini kötü bir şeye sattılar Allah’ın indirdiğini inkar ederek Allah’ın gönderdiği kullarından dilediğine ihsanını kabullenemediler gazap üstüne gazaba uğradılar ve alçaltıcı azap kafirler içindir

(90) Miserable is the price for which they have sold their souls, in that they deny (the revelation) which Allah has sent down, in insolent envy that Allah of His Grace should send it to any of his servants He pleases: thus have they drawn on themselves wrath upon wrath. And humiliating is the punishment of those who reject Faith.

1. bi’se mâ : ne kötü şey
2. işterav : sattılar, satın aldılar
3. bi-hi : onunla
4. enfuse-hum : onların nefsleri, kendileri
5. en yekfurû : inkâr etmeleri
6. bimâ enzele allâhu : Allah’ın indirdiği şeyle
7. bagyen : haset ederek, azgınlık ederek
8. en yunezzile : indirilmesi
9. allâhu : Allah
10. min fadli-hi : onun fazlından
11. alâ men yeşâu : dilediği kimseye
12. min ibâdi-hi : onun kullarından
13. fe bâû : böylece uğradılar
14. bi gadabin alâ gadabin : gazap üzerine gazap
15. ve li el kâfirîne : ve kâfirlere
16. azâbun : bir azap
17. muhînun : horlayıcı, alçaltıcı

بِئْسَمَاne kötüdürاشْتَرَوْاsattıklarıبِهِkendisine karşıأَنفُسَهُمْnefisleriniأَنْ يَكْفُرُواinkar etmekle بِمَا أَنزَلَindirdiğiniاللَّهُallah’ınبَغْيًاkıskanarakأَنْ يُنَزِّلَindirmesiniاللَّهُallah’ınمِنْ فَضْلِهِlütfundanعَلَى مَنْ يَشَاءُdilediği kimseye مِنْ عِبَادِهِkullarındanفَبَاءُواböylece uğradılarبِغَضَبٍgazabaعَلَى غَضَبٍgazap üstüne وَلِلْكَافِرِينَkafirler için عَذَابٌbir azap vardırمُهِينٌalçaltıcı

Advertisements