59

٥٩

فَبَدَّلَ الَّذينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَالَّذى قيلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْناَ عَلَى الَّذينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَاءِ بِمَاكَانُوا يَفْسُقُونَ

(59) Fe beddellezine zalemu kavlen ğayrallezi kiyle lehüm fe enzelna alellezine zalemu riczem mines semai bi ma kanu yefsükun

Zalim kimseler sözü değiştirdiler onlara söylenenden başka sözlerle zalim kimselerin üzerine indirdik semadan bir pislik kötü iş yaptıklarından dolayı

(59) But the transgressors changed the word from that which had been given them so We sent on the transgressors a plague from heaven, for that they infringed (Our command) repeatedly.

1. fe : o zaman, fakat, sonra
2. beddele : değiştirdi
3. ellezîne : o kimseler, onlar
4. zalemû : zulmettiler
5. kavlen : söz
6. gayre : başka
7. ellezî : ki o
8. kîle : söylendi
9. lehum : onlara
10. fe : o zaman, bunun üzerine
11. enzelnâ : biz indirdik
12. alâ : üzerine
13. ellezîne : o kimseler, onlar
14. zalemû : zulmettiler
15. riczen : korkunç azap, habis azap (taun
16. min : den
17. es semâi : sema, gök
18. bi- mâ : sebebiyle, dolayısıyla
19. kânû : oldular
20. yefsukûne : fıska düşüyorlar, îmândan sonra küfre düşüyorlar

فَبَدَّلَderken değiştirdiler الَّذِينَ ظَلَمُواzulümlerinde bilinçli olarak ısrar edenler قَوْلًاbir sözleغَيْرَbaşkaالَّذِي قِيلَ لَهُمْkendilerine söyleneni فَأَنزَلْنَاbiz de indirdik عَلَىüzerineالَّذِينَ ظَلَمُواo zulmedenlerin üzerine رِجْزًاiğrenç bir azapمِنْ السَّمَاءِgöktenبِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَfasıklık ettikleri için

Advertisements