44

٤٤

اَتَاْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّوَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَ اَفَلَا تَعْقِلُونَ

(44) E te’mürunen nase bil birri ve tensevne enfüseküm ve entüm tetlunel kitab e fe la ta’kilun

insanlara iyiliği emredipte kendiniz unutuyor musunuz sizler kitabı da okuyorsunuz akıl etmeyecek misiniz

(44) Do ye enjoin right conduct on the people, and forget (to practise it) yourselves, and yet ye study the Scripture? Will ye not understand?

1. e : mi
2. te’murûne : emrediyorsunuz
3. en nâse : insanlar
4. bi el birri : birr’i, ebrar olmayı, maddî-manevî
5. ve tensevne : ve unutuyorsunuz
6. enfuse-kum : kendi nefsleriniz, kendiniz
7. ve entum : ve siz
8. tetlûne : okuyorsunuz
9. el kitâbe : kitap
10. e fe lâ ta’kılûne : o halde, hâlâ akıl etmiyor musunuz

أَتَأْمُرُونَemredersiniz deالنَّاسَinsanlaraبِالْبِرِّiyliğiوَتَنسَوْنَunutur musunuzأَنفُسَكُمْkendiniziوَأَنْتُمْoysa sizتَتْلُونَokuyorsunuzالْكِتَابَo kitabıأَفَلَا تَعْقِلُونَhala akletmez misiniz


SEBEB-İ NÜZUL

Vahidî ve Sa’lebî’nin Kelbî kanalıyla İbn Abbâs’tan rivayetlerine göre o şöyle demiştir: Bu âyet Medine yahudileri hakkında nazil oldu. Onlardan birisi, müslüman hısım akraba ve süt kardeşlerinden birine: “Üzerinde olduğun din ve bu adamın -Hz. Muhammed’i kastediyorlar- emrettiklerinde sebat et. Çünkü onun işi haktır, doğrudur.” demişti. Yani insanlara bunu emrediyor ve fakat kendileri yapmıyorlardı.

İbn Abbâs’tan gelen bir rivayete göre ise yahudi hahamları yahudilere Tev­rat’a tabi olmalarını emreder ve fakat kendileri Hz. Muhammed (sa)’in Tev­rat’taki vasıflarını inkâr etmek suretiyle Tevrat’a aykırı davranırlardı.

İbn Cureyc der ki: Yahudi hahamları, cemaatlerini Allah’a tâate teşvik eder ve fakat kendileri ma’sıyetlerden sakınmazlar, rahatça günah işlerlerdi.

Bazıları da: Yahudi hahamları halkı sadaka vermeye çağırıp teşvik eder ve fakat kendileri cimri davranırlardı.

Bütün bu vecihler netice itibariyle bir veya birbirine yakın, birbiriyle çe­lişmeyen sebeplerdir. Aslında âyet Yahudi hahamları (din adamları) hakkında ise de onların bu ve benzeri kabilden işleri ile fiillerinin birbirini tutmaması sıfatında onlara benzeyen herkes âyetin hükmüne dahildir

Advertisements