42

٤٢

وَلَا تَلْبِسُواالْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُواالْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ

(42) Ve la telbisül hakka bil batili ve tektümül hakka ve entüm ta’lemun

Ve karıştırmayın hakkı batıl ile ve gizlemeyin hakkı, ve sizler bilerek

(42) And cover not Truth with falsehood, nor conceal the Truth when ye know (what it is).

1. ve lâ telbisû : ve karıştırmayın, gizleyip örtmeyin
2. el hakka : hakk, gerçek
3. bi el bâtılı : bâtıl ile 4 – ve tektumû
4. ve entum : ve siz
5. ta’lemûne : biliyorsunuz

وَلَا تَلْبِسُواkarıştırmayınالْحَقَّhakkıبِالْبَاطِلِbatıllaوَتَكْتُمُواgizlemeyinالْحَقَّhakkıوَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَbildiğiniz halde


SEBEB-İ NÜZUL
Ebu’l-Aliye der ki: Yahudiler: “Muhammed peygamber olarak gönde rilmiştir ama bizden başkalarına.” demişlerdi. İşte onların “Muhammed pey gamber olarak gönderilmiştir.” sözleri hak, “bizden başkalarına gönde rilmiştir.” sözleri ise bâtıldır

Advertisements