41

٤١

وَامِنُوا بِمَا اَنْزَلْتُ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ وَلَاتَكُونُوا اَوَّلَ كَافِرٍ بِه وَلَاتَشْتَرُوا بِايَاتى ثَمَنًا قَليلًا وَاِيَّاىَ فَاتَّقُونِ

(41) Ve aminu bi ma enzeltü müsaddikal li ma meaküm ve la tekunu evvele kafirim bih ve la teşteru bi ayati semenen kalilev ve iyyaye fettekun

Ve iman edin indirdiğime tasdik edici olarak sizin yanınızdakini ve olmayın onu inkar edenlerin ilki ve satmayın benim ayetlerimi az bir bedele ve yalnız benden sakının

(41) And believe in what I reveal, confirming the revelation which is with you, and be not the first to reject Faith therein, nor sell My Signs for a small price and fear Me, and Me alone.

1. ve âminû : ve Allah’a ulaşmayı dileyin, îmân edin
2. bi mâ : şeye
3. enzeltu : ben indirdim
4. musaddikan : tasdik eden, doğrulayan
5. li mâ : o şeyi
6. mea-kum : sizinle beraber, sizin yanınızda olan
7. ve lâ tekûnû : ve olmayın
8. evvele : evvel, ilk
9. kâfirin : kâfir, inkâr eden
10. bî-hi : onu
11. ve lâ teşterû : ve satmayın
12. bi âyâtî : âyetlerimi
13. semenen : bedel, ücret
14. kalîlen : az
15. ve iyyâ-ye : ve yalnız ben
16. fe : artık, o halde
17. ittekû-ni : bana karşı takva sahibi olun

وَآمِنُواiman edinبِمَا أَنزَلْتُindirdiğimeمُصَدِّقًاtasdik edici olarak لِمَا مَعَكُمْberaberinizdekiniوَلَا تَكُونُواve olmayınأَوَّلَilkiكَافِرٍinkar edenlerinبِهِonuوَلَا تَشْتَرُواdeğişmeyinبِآيَاتِيayetlerimi deثَمَنًا قَلِيلًاaz bir pahaya وَإِيَّايَve yalnız bendenفَاتَّقُونِيbenden sakının


SEBEB-İ NÜZUL

Hasen ve bazı müfessirler diyorlar ki:

Yahudi hahamları, Hz. Peygamber (sa)’in Tevrat’taki vasıflarını değiştirip bunun için bir ücret yani rüşvet alıyorlardı. Bu âyetle bundan men’edildiler.

“Yahudi hahamları dinlerinin halka öğretme karşılığında ücret alırlardı. Bu âyetle bu yasaklandı” da denilmiştir.

Bu âyet-i kerime her ne kadar İsrailoğullarına mahsus ise de bu konuda on­lar gibi davranan herkes bu âyetin hükmüne girer. Yani bir hakkı değiştirmek veya iptal etmek için rüşvet alan veya öğretmesi vacip olan bir şeyi bir ücret almaksızın Öğretmekten veya kendisinden bir başkasının edâ edemiyeceği bir ilmi yine ücret almaksızın edâ etmekten kaçınan kimseler bu âyetin hüküm ve tehdidi altına girer.

Advertisements