32

٣٢

قَالُوا سُبْحَانَكَ لَاعِلْمَ لَنَا اِلَّا مَاعَلَّمْتَنَااِنَّكَ اَنْتَ الْعَليمُ الْحَكيمُ

(32) Kalu sübhaneke la ilme lena illa ma alemtena inneke entel alimül hakim

Seni tenzih ediyoruz dediler bizim ilmimiz yoktur ancak bize öğrettiğinden başka şüphesiz sen her şeyi bilen hikmet sahibisin

(32) They said: “Glory to Thee:
of knowledge we have none, save what Thou hast taught us: in truth it is Thou Who art perfect in knowledge and wisdom.”

1. kâlû : dediler
2. subhâne-ke : sen sübhansın, seni tenzih ederiz
3. : yoktur, değil, olmaz
4. ilme : ilim, bilgi
5. lenâ : bizim
6. illâ : den başka, sadece
7. : şey
8. allemte-nâ : sen bize öğrettin
9. inne-ke : muhakkak ki sen
10. ente : sen
11. el alîmu : en iyi bilen
12. el hakîmu : hüküm ve hikmet sahibi

قَالُواdedilerسُبْحَانَكَseni tesbih ederiz لَاyokturعِلْمَ لَنَاilmimizإِلَّا مَا عَلَّمْتَنَاsenin bize öğrettiğinden başka إِنَّكَşüphesiz sensinأَنْتَyalnız senالْعَلِيمُalimالْحَكِيمُve hakim olan

Advertisements