277

٢٧٧

اِنَّ الَّذينَ امَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلوةَ وَاتَوُا الزَّكوةَ لَهُمْ اَجْرُهُمْعِنْدَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

(277) innellezine amenu ve amilus salihati ve ekamüs salate ve atevüz zekate lehüm ecruhüm inde rabbihim ve la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun

Muhakkak o kimseler iman edenler ve salih amel işleyenler ve namazlarını dosdoğru kılanlar ve zekatını verenler onların ecirleri Rableri katındadır onlara korku yoktur onlar mahzunda olmayacaklardır

(277) Those who believe, and do deeds of righteousness, and establish regular Prayers and regular Charity, will have their reward with their Lord: on them shall be no fear, nor shall they grieve.

1. inne ellezîne : muhakkak ki onlar,
2. âmenû : îmân ettiler, âmenû oldular
3. ve amilû es sâlihâti : ve ıslâh edici amel yaptılar, nefs tez-
4. ve : ve
5. ekâmû : ikame ettiler, hakkıyla yerine getirdiler
6. es salâte : namazı
7. ve âtevû : ve verdiler
8. ez zekâte : zekât
9. lehum : onlar için, onların vardır
10. ecru-hum : onların ecirleri, mükâfatları
11. inde : yanında, katında
12. rabbi-him : (onların) kendi Rab’leri
13. ve lâ havfun : ve korku yoktur
14. aleyhim : onlara
15. ve lâ hum yahzenûne : ve onlar mahzun olmazlar

Advertisements