246

    RevelationCuzPageSurah
    87 239 Bagarah(2)

٢٤٦

اَلَمْ تَرَ اِلَى الْمَلَاِ مِنْ بَنى اِسْرَاءلَ مِنْ بَعْدِ مُوسى اِذْ قَالُوا لِنَبِىٍّ لَهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًانُقَاتِلْ فى سَبيلِ اللّهِ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ اَلَّاتُقَاتِلُوا قَالُواوَمَالَنَا اَلَّا نُقَاتِلَ فى سَبيلِ اللّهِ وَقَدْ اُخْرِجْنَا مِنْ دِيَارِنَا وَاَبْنَاءِنَا فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْا اِلَّا قَليلًا مِنْهُمْ وَاللّهُ عَليمٌ بِالظَّالِمينَ

(246) e lem tera ilel melei mim beni israile mim ba’di musa iz kalu li nebiyyil lehümüb’ as lena meliken nükatil fi sebilillah kale hel aseytüm in kütibe aleykümül kitalü ella tükatilu kalu ve ma lena ella nükatile fi sebilillahi ve kad uhricna min diyarina ve ebnaina fe lemma kütibe aleyhimül kitalü tevellev illa kalilem minhüm vallahü alimüm biz zalimin

ileri gelen bir cemaati görmedin mi? Musa’dan sonra, israil oğullarından peygambere demişlerdi bize bir melik gönder Allah yolunda savaş yapalım o da demişti ya üzerinize savaş farz kılınır sa savaşamazsınız. demişlerdi Bize ne oluyor ki savaş yapmayalım Allah yolunda yurtlarımızdan çıkarıldık (ve) oğullarımızdan (olduk) vaktaki savaş üzerlerine farz kıldı çok azı müstesna yüz çevirdiler Allah o zalimleri çok iyi bilendir

(246) Last thou not turned thy vision to the chiefs of the Children of Israel after (the time of) Moses? they said to a prophet (that was) among them: appoint for us a king, that we may fight in the cause of Allah. He said: is it not possible, if ye were commanded to fight, that ye will not fight? they said: how could we refuse to fight in the cause of Allah, seeing that we were turned out of our homes and our families? but when they were commanded to fight they turned back, except a small band among them. But Allah has full knowledge of those who do wrong.

1. e lem tera ilâ : görmedin mi
2. el melei : ileri gelenleri, eşrafı
3. min benî isrâîle : İsrailoğulları’ndan
4. min ba’di mûsâ : Musa’dan sonra
5. iz kâlû : demişlerdi
6. li nebiyyin : peygambere
7. lehum(u) : onların
8. ib’as : beas et, görevli kıl
9. lenâ : bizim için, bize
10. meliken : melik, hükümdar
11. nukâtil : savaşalım
12. fî sebîlillâhi (sebîli allâhi) : Allah’ın yolunda
13. kâle : dedi
14. hel aseytum : sizden umulur mu, sizin
15. in kutibe : yazılırsa, farz kılınırsa
16. aleykum : sizin üzerinize, size
17. el kıtâlu : savaş
18. ellâ tukâtilû : savaşmazsınız
19. kâlû : dediler
20. ve mâ : ve yoktur, olmaz
21. lenâ : bizim için
22. ellâ nukâtile : savaşmamamız
23. fî sebîlillâhi (sebîli allâhi) : Allah’ın yolunda
24. ve kad : ve olmuştu
25. uhric-nâ : biz çıkarıldık
26. min diyâri-nâ : diyarımızdan, yurdumuzdan
27. ve ebnâi-nâ : ve oğullarımız
28. fe lemmâ : artık, fakat ….. olduğu zaman
29. kutibe : yazıldı, farz kılındı
30. aleyhim : onların üzerine, onlara
31. el kıtâlu : savaş
32. tevellev : yüz çevirdiler
33. illâ : hariç
34. kalîlen : az, pek az
35. min-hum : onlardan
36. ve allâhu : ve Allah
37. alîmun : en iyi bilen
38. bi ez zâlimîne : zalimleri, haksızlık edenleri

أَلَمْ تَرَgörmedin mi?إِلَى الْمَلَإِileri gelenlerini مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَisrailoğullarınınمِنْ بَعْدِ مُوسَىmusadan sonra إِذْ قَالُواhani demişlerdi لِنَبِيٍّnebilerineلَهُمْonlarابْعَثْtayin et deلَنَاbizeمَلِكًاbir melikنُقَاتِلْsavaşalımفِي سَبِيلِyolundaاللَّهِAllahقَالَdemiştiهَلْ عَسَيْتُمْ إِنْ كُتِبَya yazılır da عَلَيْكُمْsizeالْقِتَالُsavaşأَلَّا تُقَاتِلُواsavaşmazsanızقَالُواdemişlerdiوَمَا لَنَا أَلَّا نُقَاتِلَniçin savaşmayalım? فِي سَبِيلِyolundaاللَّهِAllahوَقَدْ أُخْرِجْنَاuzaklaştırıldıkمِنْ دِيَارِنَاyurtlarımızdanوَأَبْنَائِنَاve çocuklarımızdan فَلَمَّا كُتِبَyazıldığında ise عَلَيْهِمْonlara الْقِتَالُsavaşتَوَلَّوْاyüz çevirdilerإِلَّاmüstesnaقَلِيلًاpek azıمِنْهُمْonlardanوَşüphesizاللَّهُAllahعَلِيمٌçok iyi bilendirبِالظَّالِمِينَzalimleri

Advertisements