216

٢١٦

كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْ وَعَسى اَنْ تَكْرَهُوا شَيًْا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ وَعَسى اَنْ تُحِبُّوا شَيًْا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْ وَاللّهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

(216) kütibe aleykümül kitalü ve hüve kürhül leküm ve asa en tekrehü şey’ev ve hüve hayrun leküm ve asaen tühibbu şey’ev ve hüve şerrul leküm vallahü ya’lemü ve entüm la ta’lemun

savaş size farz kılındı hoşunuza gitmediği halde amma olur ki, bir şey hoşunuza gitmediği halde o sizin için hayırlı olur olur ki bir şey sevdiğiniz halde o sizin için şer olur Allah bilir siz bilmezsiniz

(216) Fighting is prescribed for you, and ye dislike it. But it is possible that ye dislike a thing which is good for you, and that ye love a thing which is bad for you. But Allah knoweth, and ye know not.

1. kutibe : yazıldı, farz kılındı
2. aleykum(u) : sizin üzerinize
3. el kitâlu : savaş
4. ve huve : ve o
5. kurhun : kerih, hoşa gitmez
6. lekum : sizin için, size
7. ve asâ : ve umulur ki, olur ki
8. en tekrehû : kerih olması, hoşa gitmemesi
9. şey’en : bir şey
10. ve huve : ve o
11. hayrun : hayırdır, hayırlıdır
12. lekum : sizin için, size
13. ve asâ : ve umulur ki
14. en tuhıbbû : sevmeniz, hoşlanmanız
15. şeyen : bir şey
16. ve huve : ve o
17. şerrun : şerrdir
18. lekum : sizin için, size
19. vallâhu : ve Allah
20. ya’lemu : bilir
21. ve entum : ve siz
22. lâ ta’lemûne : siz bilmezsiniz

كُتِبَyazıldıعَلَيْكُمْsizeالْقِتَالُsavaşوَهُوَhalbuki oكُرْهٌhoşunuza gitmezلَكُمْ sizin وَعَسىolabilir kiأَنْ تَكْرَهُواsiz hoş görmezsiniz شَيْئًاbir şeyiوَهُوَoysa oخَيْرٌbir hayırdırلَكُمْsizin içinوَعَسَىyine olabilir kiأَنْ تُحِبُّواsiz seversiniz شَيْئًاbir şeyiوَهُوَoysa oشَرٌّbir şerdirلَكُمْsizin içinوَاللَّهُAllahيَعْلَمُbilirوَأَنْتُمْsiz iseلَا تَعْلَمُونَbilmezsiniz

Advertisements