169

١٦٩

اِنَّمَا يَاْمُرُكُمْ بِالسُّوءِوَالْفَحْشَاءِ وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّهِ مَالَاتَعْلَمُون

(169) innema ye’müruküm bis sui vel fahşai ve en tekulu alellahi ma la ta’lemun

Şüphesiz size emreder kötülüğü ve fuhşu ve şüphesiz Allah’a karşı söyletir bilemediğiniz şeyleri

(169) For he commands you what is evil and shameful, and that ye should say of Allah that of which ye have no knowledge.

1. innemâ : ancak, sadece
2. ye’muru-kum : size emreder
3. bi es sûi : kötülük ile, şerrle
4. ve el fahşâi : ve fuhuş, hayasızlık
5. ve en tekûlû : ve söylemeniz
6. alâ âllâhi : Allah’a karşı
7. mâ lâ ta’lemûne : sizin bilmediğiniz şeyler

إِنَّمَاancakيَأْمُرُكُمْsize emrederبِالسُّوءِkötülüğüوَالْفَحْشَاءِhayasızlığıوَأَنْ تَقُولُواsöylemeniziعَلَى اللَّهِAllah’a karşıمَا لَا تَعْلَمُونَbilmediğiniz şeyleri

Advertisements