166

١٦٦

اِذْ تَبَرَّاَ الَّذينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذينَ اتَّبَعُوا وَرَاَوُاالْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الْاَسْبَابُ

(166) iz teberra ellezinet tübiu minellezinettebeu ve raevül azabe ve tekattaat bihimülesbab

Tabi oldukları kimseler yüz çevirdikleri zaman tabi olan kimselerden ve azabı gördüklerinde onlar ile sebepler kopmuştur

(166) Then would those who are followed clear themselves of those who follow (them): they would see the Penalty, and all relations between them would be cut off.

1. iz : o zaman, olduğu zaman
2. teberree : berî oldu, uzaklaştı
3. ellezîne : onlar
4. ittubiû : tâbî olundular
5. min : den
6. ellezîne : o kimseler, onlar
7. ittebeû : tâbî oldular
8. ve : ve
9. reavû : (onlar) gördüler
10. el azâbe : azab
11. takattaat : kesildi, koparıldı
12. bi-him : onlar ile
13. el esbâbu : sebepler, bağlar

إِذْ تَبَرَّأَuzaklaştıkları zaman الَّذِينَ اتُّبِعُواkendilerine tabi olunanlar مِنْ الَّذِينَ اتَّبَعُواkendilerine tabi olanlardan وَرَأَوْاgörmüşlerdirالْعَذَابَazabıوَتَقَطَّعَتْkopmuşturبِهِمْonlardanالْأَسْبَابُbağlar da

Advertisements