156

١٥٦

اَلَّذينَ اِذَا اَصَابَتْهُمْ مُصيبَةٌ قَالُوا اِنَّا لِلّهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ

(156) ellezine iza esabethüm müsiybetün kalu inna lillahi ve inna ileyhi raciun

O kimseler ki musibet isabet ettiği zaman derler şüphesiz biz Allah içiniz ve şüphesiz biz O’na döneceğiz

(156) Who say, when afflicted with calamity: “To Allah we belong, and to Him is our return” –

1. ellezîne : o kimseler, onlar
2. izâ : olduğu zaman
3. esâbet-hum : onlara isabet etti
4. musîbetun : bir musîbet
5. kâlû : dediler
6. innâ : muhakkak ki biz, hiç şüphesiz biz
7. lillâhi (li allâhi) : Allah için, Allah’a ait
8. ve : ve
9. innâ : muhakkak ki biz
10. ileyhi : ona
11. râciûne : dönecek olanlar

الَّذِينَonlar kiإِذَا أَصَابَتْهُمْkendilerine eriştiği zaman مُصِيبَةٌbir musibetقَالُواderlerإِنَّاmuhakkakلِلَّهِAllah’a aitizوَإِنَّاve muhakkakإِلَيْهِancak o’naرَاجِعُونَdönücüleriz

Advertisements