154

١٥٤

وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ فى سَبيلِ اللّهِ اَمْوَاتٌ بَلْ اَحْيَاءٌ وَلكِنْ لَاتَشْعُرُونَ

(154) ve la tekulu li mey yuktelü fi sebilillahi emvat bel ahyaüv ve lakil la teş’urun

Demeyiniz Allah yolunda ölenler için ölüler hayır onlar diridir ve lakin idrak edemezsiniz

(154) And say not of those who are slain in the way of Allah: “They are dead.” Nay, they are living, though ye perceive (it) not.

1. ve : ve
2. lâ tekûlû : demeyin, söylemeyin
3. li : için
4. men : kişi, kimse
5. yuktelu : öldürülür
6. fî sebîli allâhi : Allah’ın yolunda
7. emvâtun : ölüler
8. bel : hayır
9. ehyâun : canlıdır, hayattadır, diridir
10. ve : ve
11. lâkin : lâkin, fakat
12. lâ teş’urûne : şuurunda değilsiniz, farkında olmazsınız

وَلَا تَقُولُواdemeyinلِمَنْ يُقْتَلُöldürülenler için فِي سَبِيلِ اللَّهِAllah yolunda أَمْوَاتٌölülerبَلْbilakisأَحْيَاءٌonlar diridirlerوَلَكِنْfakatلَا تَشْعُرُونَsiz farkedemezsiniz


SEBEB-İ NÜZUL

“Allah yolunda öldürülmüş olanlar için ölüler demeyin…” âyeti Bedr gaz­vesinde öldürülmüş olan mü’minler hakkında inmiştir. Bunlar muhacirlerden 6, ansardan da 8 olmak üzere 14 kişiydiler. (Muhacirlerden: Ubeyde ibnu’l-Hâris, Sa’d ibn Ebî Vakkâs’in kardeşi Umeyr ibn Ebî Vakkâs, Zu’ş-Şimâleyn diye meşhur olmuş olan Umeyr ibn Abdi artır ibni’t-As, Sa’d ibn Leys oğullarından Akıl ibn Bukeyr Hz. Ömer’in kölesi Mihca\ Haris ibn Fihr oğullarından SafVân ibn Beyzâ; Ansar’dan: Sa’d ibn Hayseme, Mubeşşir ibn Abd ibni’İ-Munzir, Yezîd ibnu’l-Hâris ibn Kays, Umeyr ibnu’l-Humâm, Râfi’ ibnu’l-Muallâ, Hari­se ibn Surâka, Haris ibn Rifâa’nın iki oğlu Avf ve Muavviz (ki anneleri Afrâ’ya nisbetle Afrâ’nın iki oğlu da denilir). İnsanlar böyle Allah yolunda savaşta birisi öldürüldü mü “Filânca Öldü, dünya nimet ve lezzet­leri de onun için gitti, sona erdi.” derlerdi. Bu söz üzerine Allah Tealâ bu âyeti inzal buyurdu.

Advertisements