112

١١٢

بَلى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّه وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

(112) Bela men esleme vechehu lillahi ve hüve muhsinün fe lehu ecruhu inde rabbihi ve la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun

evet kim teslim olursa Allah’ın zatına ve o iyilik ederse onun ecri Rabbinin katındadır onlar için korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklar

(112) Nay, whoever submits his whole self to Allah and is a doer of good – he will get his reward with his Lord on such shall be no fear, nor shall they grieve.

1. belâ : hayır, bilâkis, öyle değil
2. men : kimse, kişi
3. esleme : teslim etti
4. veche-hu : vechini, fizik vücudunu
5. lillâhi (li allâhi) : Allah’a
6. ve huve : ve o
7. muhsinun : muhsin, ahsen olan
8. fe : artık, o zaman
9. lehu : onun
10. ecru-hu : onun karşılığı, ecri, ücreti, mükâfatı
11. inde rabbi-hi : onun Rabbi katında, yanında
12. ve lâ havfun : ve korku yoktur
13. aleyhim : onlara
14. ve lâ hum yahzenûne : ve onlar mahzun olmazlar

بَلَىhayırمَنْher kimأَسْلَمَteslim ederseوَجْهَهُyüzünüلِلَّهِallah’aوَهُوَ مُحْسِنٌihsan edici olarak فَلَهُonun vardırأَجْرُهُecriعِنْدَ رَبِّهِrabbi katındaوَلَاyokturخَوْفٌ korku عَلَيْهِمْonlar içinوَلَاde değillerdirهُمْonlarيَحْزَنُونَüzülecek

Advertisements