6

٦

يُجَادِلُونَكَ فِى الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَاَنَّمَا يُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنْظُرُونَ

(6) yücadiluneke fil hakki ba’de ma tebeyyene keennema yüsakune ilel mevti ve hüm yenzurun

seninle mücadele ediyorlardı hak konusu açığa çıktıktan sonra sanki ölüme sürükleniyorlardı ve onlar baka baka

(6) Disputing with thee concerning the truth after it was made manifest, as if they were being driven to death and they (actually) saw it.

1. yucadilûne-ke : seninle mücâdele ediyorlar, tartışıyorlar
2. fî el hakkı : hak konusunda
3. ba’de mâ : o şeyden sonra
4. tebeyyene : açığa çıktı, zahir oldu, belli oldu
5. ke ennemâ : sanki, t��pkı, gibi
6. yusâkûne : sürükleniyorlar
7. ilâ el mevti : ölüme
8. ve hum : ve onlar
9. yanzurûne : bakıyorlar

يُجَادِلُونَكَ seninle mücadele ediyorlardıفِي الْحَقِّ hakka dairبَعْدَ sonra dahiمَا تَبَيَّنَ açıkça ortaya çıktıktanكَأَنَّمَا يُسَاقُونَ sürükleniyorlarmış gibiإِلَى الْمَوْتِ ölümeوَهُمْ يَنظُرُونَ göz göre göre