75

٧٥

وَاَدْخَلْنَاهُ فى رَحْمَتِنَا اِنَّهُ مِنَ الصَّالِحينَ

(75) ve edhalnahü fi rahmetina innehu mines salihiyn
biz (lut’u) o’nu aldık rahmetimizin içine çünkü o salihlerdendi

(75) And we admitted him to our mercy: for he was one of the righteous.

1. ve edhalnâ-hu : ve onu dahil ettik
2. : içine
3. rahmeti-nâ : bizim rahmetimiz
4. inne-hu : muhakkak o
5. min es sâlihîne : salihlerden


AÇIKLAMA

“Lût’a gelince, biz ona hüküm ve ilim verdik.” Yani Allah Lût’a (a.s.) pey­gamberlik ile hikmet yani yapılması gerekli olan emirler ve hüküm yani insan­lar arasındaki dâvalarda güzel karar verme hususiyeti verdi. Yine ona peygam­berler için gerekli ilim verdi. Yani akide, ibadet ve Allah Tealâ’ya itaat ile ilgili hususları öğretti. Onu Sedum (Sodom) kasabası ile o kasabaya bağlı 7 köye gönderdi. Bu kasabaların halkı ona muhalefet edip yalanladılar. Allah da Kur’an-ı Kerimin değişik yerlerinde haber verdiği gibi onları helak etti.

Lût’a verilen iki nimetten hüküm ve ilimden başka bir üçüncü nimet daha vardır. O da şudur:

“Biz onu halkı iğrenç işler yapan kasabadan kurtardık.” Yani Allah Lût’u en tehlikelisi livata olan pek çok çirkin işler işleyen Sedum (Sodom) kasabası halkının uğradığı azaptan korudu. Bu azabın sebebi de Cenab-ı Hakk’ın buyur­duğu gibi şu idi:

“Onlar gerçekten kötü bir kavim idiler.” Yani onlar Allah’a itaatin dışına çı­kan, ona isyanda bulunan, masiyet işleyen çirkin ve iğrenç bir topluluk idiler.

Hz. Lût’a (a.s.) verilen dördüncü nimet ise şudur: “Biz Lût’u rahmetimize gark ettik.” Yani onu rahmetimiz ehlinden kıldık yahut cennetimize koyduk.

Nitekim sahih bir hadis-i şerifte varid olduğu gibi, Allah (c. c.) cennete şöyle dedi: “Sen benim rahmetimsin, ben seninle kullarımdan dilediğime rah­met ederim.”

Yine denilmiştir ki: Rahmet peygamberliktir veya sevaptır. Rahmetin se­bebi de yine Cenab-ı Hakk’ın buyurduğu şu husustur:

“O gerçekten salih kimselerdendir.” Yani salih amel işleyen, emirleri yap­mak, nehiylerden kaçınmak suretiyle itaati yerine getiren kimselerdendir