74

٧٤

وَلُوطًا اتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْقَرْيَةِ الَّتى كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَاءِثَ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِقينَ

(74) ve lutan ateynahü hukmev ve ilmav ve necceynahü minel karyetilleti kanet ta’melül habis innehüm kanu kavme sev’in fasikiyn
lut’a da hikmet ve ilim verdik kendisini kurtardık o beldeden kötülükler işleyen elbette ki onlar kötü fasık bir kavimdiler

(74) And to Lut, too, we gave Judgment and knowledge, and We saved him from the town which practised abominations: were a people given to Evil, truly they a rebellious people.

1. ve lûtan : ve Lut
2. ateynâ-hu : ona verdik
3. hukmen : hikmet
4. ve ılmen : ve ilim
5. ve necceynâ-hu : ve biz onu kurtardık
6. min el karyeti : ülkeden
7. elletî : ki o (o ülke)
8. kânet ta’melu : yapıyorlardı
9. el habâise : çirkin işler, çirkinlikler
10. inne-hum : muhakkak onlar
11. kânû : oldular
12. kavme : bir kavim
13. sev’in : kötü
14. fâsikîne : fasıklar