68

٦٨

قَالُوا حَرِّقُوهُ وَانْصُرُوا الِهَتَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِلينَ

(68) kalu harrikuhü vensuru aliheteküm in küntüm failin dediler: onu ateşe atın eğer ilahlarımıza yardım edecekseniz

(68) They said, burn him and protect your gods, if ye do (anything at all)!

1. kâlû : dediler
2. harrikû-hu : onu yakın
3. vansurû (ve unsurû) : ve yardım edin
4. âlihete-kum : ilâhlarınıza
5. in kuntum : eğer siz iseniz
6. fâılîne : yapanlar