63

٦٣

قَالَ بَلْ فَعَلَهُ كَبيرُهُمْ هذَا فَسَْلُوهُمْ اِنْ كَانُوا يَنْطِقُونَ

(63) kale bel fealehu kebiruhüm haza fes’eluhüm in kanu yentikun
(ibrahim) dedi onu belki onların büyükleri yapmıştır onlara soruverseniz eğer konuşurlarsa

(63) He said: nay, this Was done by this is their biggest one! ask them, if they can speak intelligently!

1. kâle : dedi
2. bel : hayır
3. feale-hu : onu o yaptı
4. kebîru-hum : onların büyüğü
5. hâzâ : bu
6. fes’elûhum (fe es’elû-hum) : haydi onlara sorun
7. in : eğer, ise
8. kânû : oldular
9. yentıkûne : konuşuyorlar, konuşurlar