60

٦٠

قَالُوا سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُ اِبْرهيمُ

(60) kalu semi’na fetey yezküruhüm yükalü lehu ibrahim
dediler bir genç duyduk ilahlarımızla (ilgili öğüt veriyormuş) onun ibrahim olduğunu söylediler

(60) They said, we heard a youth talk of them: he is called Abraham.

1. kâlû : dediler
2. semi’nâ : biz işittik
3. feten : genç, delikanlı
4. yezkuru-hum : onları zikrediyor
5. yukâlu : deniliyor
6. lehu : ona
7. ibrâhîmu : İbrâhîm