95

٩٥

اِنَّ اللّهَ فَالِقُ الْحَبِّ وَالنَّوى يُخْرِجُ الْحَىَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ الْمَيِّتِ مِنَ الْحَىِّ ذلِكُمُ اللّهُ فَاَنّى تُؤْفَكُونَ

(95) innellahe falikul habbi ven neva yuhricül hayye minel meyyiti ve muhricül meyyiti minel hayy zalikümüllahü fe enna tü’fekun

şüphesiz Allah taneleri ve çekirdekleri yaratandır ölüden diriyi çıkaran diriden ölüyü çıkarandır işte Allah (böyle yapar) nasıl da dönüp gidiyorsunuz

(95) It is Allah who causeth the seed grain and the date stone to split and sprout. He causeth the living to issue from the dead, and he is the one to cause the dead to issue from the living. That is Allah: them how are ye deluded away from the truth?

1. inne allâhe : muhakkak ki Allah
2. fâliku el habbi : taneyi yarıp çıkaran
3. ve en nevâ : ve çekirdek
4. yuhricu : çıkarır
5. el hayye : diri, canlı
6. min el meyyiti : ölüden
7. ve muhricu el meyyiti : ve ölüyü çıkarandır
8. min el hayyi : diriden, canlıdan
9. zâlikum allâhu : işte bu Allah’tır
10. fe ennâ : öyleyse nasıl
11. tu’fekune : çevriliyorsunuz, döndürülüyorsunuz

إِنَّ şüphesiz kiاللَّهَ Allahفَالِقُ yaranالْحَبِّ taneyiوَالنَّوَى ve çekirdeğiيُخْرِجُ çıkarırالْحَيَّ diriyiمِنْ الْمَيِّتِ ölüdenوَمُخْرِجُ çıkarandırالْمَيِّتِ ölüyüمِنْ الْحَيِّ diriden deذَلِكُمْ işte budurاللَّهُ Allahفَأَنَّا o halde nasılتُؤْفَكُونَ döndürülüyorsunuz

Advertisements