87

٨٧

وَمِنْ ابَاءِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَاِخْوَانِهِمْ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ اِلى صِرَاطٍ مُسْتَقيمٍ

(87) ve min abaihim ve zürriyyatihim ve ihvanihim vectebeyna hüm ve hedeynahüm ila sıratım mustekım

onların babalarını zürriyetlerini ve kardeşlerini de ve onları seçtik ve kendilerini sıratı müstakım üzerinde hidayete erdirdik

(87) (to them) and to their fathers, and progeny and brethren: we chose them, and we guided them to a straight way.

1. ve min âbâi-him : ve onların babalarından, atalarından
2. ve zurriyyâti-him : ve onların zürriyetlerinden, nesillerinden
3. ve ihvâni-him : ve onların kardeşlerinden
4. ve ictebeynâ-hum : ve onları seçtik
5. ve hedeynâ-hum : ve onları hidayet ettik, ulaştırdık
6. ilâ sırâtın mustekîmin : Sıratı Mustakîm’e

وَمِنْ آبَائِهِمْ babalarındanوَذُرِّيَّاتِهِمْ soylarındanوَإِخْوَانِهِمْ ve kardeşlerinden kimini deوَاجْتَبَيْنَاهُمْ onları seçtikوَهَدَيْنَاهُمْ ve onları ilettikإِلَى صِرَاطٍ yolaمُسْتَقِيمٍ dosdoğru

Advertisements