84

٨٤

وَوَهَبْنَا لَهُ اِسْحقَ وَيَعْقُوبَ كُلًّا هَدَيْنَا وَنُوحًا هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِه دَاوُدَ وَسُلَيْمنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسى وَهرُونَ وَكَذلِكَ نَجْزِى الْمُحْسِنينَ

(84) ve vehebna lehu ishaka ve ya’kub küllen hedeyna ve nuhan hedeyna min kablü ve min zürriyyetihi davude ve süleymane ve eyyube ve yusüfe ve musa ve harun ve kezalike neczil muhsinin

ona ishak’ı ve yakup’u ihsan ettik hepsini hidayete erdirdik ve nuh’u da daha önce gelen zürriyetini de hidayete erdirdik davud’u ve süleyman’ı ve eyyub’u ve yusuf’u ve musa’yı ve harun’u (da) işte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız

(84) We gave him Isaac and Jacob: all (three) we guided: and before him, we guided Noah, and among his progeny, David, Solomon, Job, Joseph, Moses, and Aaron: thus do we reward those who do good:

1. ve vehebnâ : ve biz hibe ettik (ihsanda bulunduk) bağışladık
2. lehu : ona
3. ishâka : İshak (A.S)
4. ve ya’kûbe : ve Yâkub (A.S)
5. kullen : hepsi
6. hedeynâ : hidayete erdirdik
7. ve nûhan : ve Nuh (A.S)
8. hedeynâ : biz hidayete erdirdik
9. min kablu : önceden
10. ve min zurriyyeti-hî : ve onun soyundan, zürriyetinden
11. dâvude : Davud (A.S)
12. ve suleymâne : ve Süleyman (A.S)
13. ve eyyûbe : ve Eyyub (A.S)
14. ve yûsufe : ve Yusuf (A.S)
15. ve mûsâ : ve Mûsâ (A.S)
16. ve hârûn : ve Hârun (A.S)
17. ve kezâlike : ve işte böylece
18. neczî el muhsinîne : muhsinleri mükâfatlandırırız

وَوَهَبْنَا verdikلَهُ onaإِسْحَاقَ İshak’ıوَيَعْقُوبَ ve Yakub’uكُلًّا hepsiniهَدَيْنَا hidayete erdirdikوَنُوحًا Nuh’uهَدَيْنَا hidayete erdirdikمِنْ قَبْلُ daha önce deوَمِنْ ذُرِّيَّتِهِ ve onun soyundanدَاوُودَ Davud’uوَسُلَيْمَانَ Süleyman’ıوَأَيُّوبَ Eyyub’uوَيُوسُفَ Yusuf’uوَمُوسَى Musa’yıوَهَارُونَ ve Harun’u daوَكَذَلِكَ işte böyleنَجْزِي biz mükafatlandırırızالْمُحْسِنِينَ iyilik yapanları

Advertisements