65

٦٥

قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلى اَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِنْ فَوْقِكُمْ اَوْ مِنْ تَحْتِ اَرْجُلِكُمْ اَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذيقَ بَعْضَكُمْ بَاْسَ بَعْضٍ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْايَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ

(65) kul hüvel kadiru ala ey yeb’ase aleyküm azabem min fevkiküm ev min tahti ercüliküm ev yelbiseküm şiyeav ve yüzika ba’daküm be’se ba’d ünzur keyfe nüsarrifül ayati leallehüm yefkahun

de ki o sizin üzerinize azap göndermeye kadirdir sizin üstünüzden yahut ayaklarınız altından yahut toplulukları birbirinize katarak bazınızın hıncını bazınıza tattırır bak ayetleri nasılda açıklıyoruz onlar iyice anlasınlar diye

(65) Say: he hath power to send calamities on you, from above and below, or to cover you with confusion in party strife, giving you a taste of mutual vengeance each from the other. see how we explain the Signs by various (symbols) that they may understand.

1. kul : de, söyle
2. huve : o
3. el kâdiru : kaadir, muktedir, gücü yeter
4. alâ : üzerine, …e
5. en yeb’ase : göndermeye
6. aleykum : sizin üzerinize
7. azâben : bir azap
8. min fevkı-kum : sizin üstünüzden
9. ev min tahti : veya altından
10. erculi-kum : sizin ayaklarınız
11. ev yelbise-kum : veya sizi (birbirinize) katar
12. şiyean : kısım kısım, bölük bölük
13. ve yuzîka : ve tattırır
14. ba’da-kum : sizin bir kısmınız
15. be’se : şiddet, hınç
16. ba’dın : bazı, bir kısmı
17. unzur : bak
18. keyfe : nasıl
19. nusarrıfu : açıklıyoruz
20. âyâti : âyetler
21. lealle-hum : umulur ki böylece onlar
22. yefkahûne : fıkıh ederler, idrak ederler

قُلْ de kiهُوَ Oالْقَادِرُ kadirdirعَلَى أَنْ يَبْعَثَ göndermeyeعَلَيْكُمْ sizeعَذَابًا azapمِنْ فَوْقِكُمْ üstünüzdenأَوْ ya daمِنْ تَحْتِ altındanأَرْجُلِكُمْ ayaklarınızınأَوْ veyaيَلْبِسَكُمْ sizi kıydırıpشِيَعًا birbirinizeوَيُذِيقَ tattırmayaبَعْضَكُمْ kiminizinبَأْسَ baskısınıبَعْضٍ kiminizeانظُرْ bakكَيْفَ nasılنُصَرِّفُ açıklıyoruzالْآيَاتِ ayetleriلَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ iyice anlamaları için

Advertisements