64

٦٤

قُلِ اللّهُ يُنَجّيكُمْ مِنْهَا وَمِنْ كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ اَنْتُمْ تُشْرِكُونَ

(64) kul illahü yünecciküm minha ve min külli kerbin sümme entüm tüşrikun

de ki Allah sizi o tehlikeden ve bütün sıkıntılardan kurtarır sonra siz (o’na) şirk koşarsınız

(64) Say: it is Allah that delivereth you from these and all (other) distresses and yet ye worship false gods

1. kul : de, söyle
2. allâhu : Allah
3. yuneccî-kum : sizi kurtarır
4. min-hâ : ondan
5. ve min : ve, …den
6. kulli : hepsi, tüm, bütün
7. kerbin : sıkıntı, keder
8. summe : sonra
9. entum : siz
10. tuşrikûne : siz şirk (ortak) koşuyorsunuz

قُلْ de kiاللَّهُ Allah’tırيُنَجِّيكُمْ sizi kurtaranمِنْهَا ondanوَمِنْ كُلِّ كَرْبٍ ve her türlü sıkıntıdanثُمَّ sonra daأَنْتُمْ تُشْرِكُونَ siz şirk koşarsınız


AÇIKLAMA

Allahu’ teala kullarını kara ve denizin zulmetinden karanlıklardan yani kara da ve deniz de maruz kalacakları tehlikelerden dolayı sürekli korku ve dehşet içinde yaşamaktan, yolunu bilmez halde şaşkın dolaşmaktan kurtar­makla lütfettiği ikram ve ihsanı insanlara hatırlatmaktadır.

Ey Peygamber! Şu tevhidin ayet ve belgelerinden yana gaflete düşen müş­riklere de ki: Siz, karada ve denizde yolunuzu şaşırdığınız vakit yolculuğun dehşet ve korkularından sizi kim kurtarır? Böyle bir durumda sizler gizli ve açık itaat ve alçak gönüllükle, korku ile yardım isteyerek, yalvarıp yakararak ve zillet halinde Allah’tan başka dua edecek bir sığınak bulamazsınız. Sizler böyle bir durumda yemin ediyorsunuz ve diyorsunuz ki: Bu sıkıntı ve karanlık­lardan yahut da karşı karşıya kaldığınız bu darlıktan eğer Allah bizi kurtara­cak olursa, andolsun ki nimetlere şükreden, Allah’ın tevhidini kabul eden, O’na hiç bir şeyi şirk koşmaksızın  ihlâsla iman eden kimselerden olacağız.

Kur’an-ı Kerim’de bu ayet-i kerimenin benzeri pek çoktur; Yüce Allah’ın şu buyruğunda görüldüğü gibi: Sizi karada ve denizde gezdiren O’dur. Nihayet siz gemilerde bulunduğunuz zaman onlar da güzel bir rüzgâr ile onları (yolcu­ları) alıp götürdüklerinde ve (yolcuların) bununla sevindikleri sırada ona şid­detli bir fırtına gelip çatar. Her taraftan da şiddetli dalgalar hücum etmeye başlar ve kendilerinin çepeçevre kuşatıldıklarını sanırlar. İşte o vakit Allah’ın dininde ihlâslı kimseler olarak ona dua ederler: “Andolsun ki eğer bizi bundan kurtarırsan muhakkak şükredenlerden oluruz.” (Yunus, 10/22); “Ve denizde size bir sıkıntı gelip dokunduğu zaman O’ndan başka taptığınız herkes kaybolur.” (İsrâ, 17/67).

De ki: İşte bütün bu dehşetlerden de her türlü sıkıntı ve kederden de defa­larca sizi kurtaran Allah’tır. Sonra sizler bütün bunlarla birlikte, bu kurtarma­sından sonra Allah’a başkalarını ortak koşuyor, iman edeceğinize dair verdiği­niz sözünüzde durmuyor, Allah’a olan ahdinizi bozuyor, yemininizin gereğini yerine getirmiyorsunuz.

Advertisements