61

٦١

وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةً حَتّى اِذَا جَاءَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ

(61) ve hüvel kahiru fevka ibadihi ve yürsilü aleyküm hafezah hatta iza cae ehadekümül mevtü teveffethü rusülüna ve hüm la yüferritun

kullarının üzerinde kahir olan o’dur sizin üzerinize hafız olan (meleklerini) gönderir nihayet sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun ruhunu alırlar ve onlar vazifelerinde kusur yapmazlar

(61) He is the irresistible, (watching) from above over his worshippers, and he sets guardians over you. At length, when death approaches one of you, our angels take his soul, and they never fail in their duty.

1. ve huve : ve O
2. el kâhiru : kahhar, yakalayan, kuvvet ve güç sahibi
3. fevka : üzerinde
4. ibâdi-hî : (O’nun) kulları
5. ve yursilu : ve gönderir
6. aleykum : sizin üzerinize
7. hafazaten : muhafaza edici (koruyucu olarak)
8. hattâ : …oluncaya kadar
9. izâ câe : geldiği zaman
10. ehade-kum : sizden birisi
11. el mevtu : ölüm
12. teveffet-hu : onu vefat ettirir
13. rusulu-nâ : bizim elçilerimiz
14. ve hum : ve onlar
15. lâ yuferritûne : kusur etmezler

وَهُوَ o olandırالْقَاهِرُ kahirفَوْقَ üzerindeعِبَادِهِ kullarıوَيُرْسِلُ gönderiyor kiعَلَيْكُمْüzerinizeحَفَظَةً koruyucularحَتَّى nihayetإِذَا جَاءَ gelip çattığındaأَحَدَكُمْ birinizeالْمَوْتُ ölümتَوَفَّتْهُ onun ruhunu alırlarرُسُلُنَا elçilerimizوَهُمْonlarلَا يُفَرِّطُونَ kusur etmezler

Advertisements