46

٤٦

قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَخَذَ اللّهُ سَمْعَكُمْ وَاَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلى قُلُوبِكُمْ مَنْ اِلهٌ غَيْرُ اللّهِ يَاْتيكُمْ بِهِ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْايَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ

(46) kul eraeytüm in ehazellahü sem’aküm ve ebsaraküm ve hateme ala kulubiküm men ilahün ğayrullahi ye’tiküm bih ünzur keyfe nüsarrifül ayati sümme hüm yasdifun

de ki söyleyin bana eğer Allah sizin işitmenizi ve görmenizi alır da kalplerinize mühür vurursa Allah’tan başka ilah kimdir onları size getirecek bak ayetleri nasıl tasrif edip açıklıyoruz sonra ondan yüz çevirirler

(46) Say: think ye, if Allah took away your hearing and your sight, and sealed up your hearts, whoa Allah other than Allah could restore them to you? see how we explain the Signs by various (symbols) yet they turn aside.

1. kul : de, söyle
2. e raeytum : gördünüz mü, (aczinizi) anladınız mı?
3. in ehaze : eğer alsa
4. allâhu : Allah
5. sem’a-kum : sizin işitme hassanızı
6. ve ebsâra-kum : ve sizin görme hassanızı
7. ve hateme : ve mühürledi
8. alâ kulûbi-kum : sizin kalplerinizin üzerini
9. men : kim, hangi
10. ilâhun : ilâh
11. gayru allâhi : Allah’tan başka
12. ye’tî-kum bi-hî : onu size getirir
13. unzur : bak
14. keyfe : nasıl
15. nusarrifu : açıklıyoruz
16. el âyâti : âyetler
17. summe hum : sonra onlar
18. yasdifûne : yüz çeviriyorlar

قُلْ de kiأَرَأَيْتُمْ bana haber verinإِنْ أَخَذَ alıverirاللَّهُ Allahسَمْعَكُمْ sizin işitmeniziوَأَبْصَارَكُمْ ve görmeniziوَخَتَمَ mühürlerseعَلَى قُلُوبِكُمْ kalplerinizi deمَنْkimdirإِلَهٌ ilahغَيْرُ başkaاللَّهِ Allah’tanيَأْتِيكُمْ size getirebilecekبِهِ onlarıانظُرْ bakكَيْفَ nasılنُصَرِّفُ çeşitli olarak açıklıyoruzالْآيَاتِ ayetlerimiziثُمَّ sonra daهُمْ onlarيَصْدِفُونَ yüz çeviriyorlar

Advertisements