30

٣٠

وَلَوْ تَرى اِذْ وُقِفُوا عَلى رَبِّهِمْ قَالَ اَلَيْسَهذَا بِالْحَقِّ قَالُوا بَلى وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ

(30) ve lev tera iz vükifu ala rabbihim kale e leyse haza bil hakk kalu bela ve rabbina kale fe zukul azabe bima küntüm tekfürun

velev bir görsen Rablerinin huzurunda durdukları zaman bu hak değil miymiş, diye buyurur diyecekler “Rabbimize yemin ederiz, evet haktır” buyuracak “küfretmeniz sebebi ile azabı tadın”

(30) If thou couldst but see when they are confronted with their Lord he will say: is not this the truth? they will say: yea, by our Lord he will say: taste ye then the penalty, because ye rejected Faith.

1. ve lev terâ : ve görsen (görseydin)
2. iz vukıfû : durduruldukları zaman
3. alâ rabbi-him : Rab’lerinin huzurunda
4. kâle : dedi, buyurdu
5. e leyse hâzâ : bu değil mi
6. bi el hakkı : gerçek, hak
7. kâlû belâ : dediler, evet, doğrudur
8. ve rabbi-nâ : Rabbimize andolsun
9. kâle : dedi
10. fe zûkû : o halde tadın
11. el azâbe : azap
12. bimâ kuntum : olduğunuzdan dolayı
13. tekfurûne : inkâr ediyorsunuz

وَلَوْ تَرَى onları bir görsenإِذْ وُقِفُوا durdurulduklarındaعَلَى huzurundaرَبِّهِمْRablerininقَالَ o buyuracakأَلَيْسَ değil miymişهَذَا buبِالْحَقِّ hakقَالُوا onlar da dedilerبَلَى evetوَرَبِّنَا Rabbimize andolsun kiقَالَ o da buyurduفَذُوقُوا o halde tadınالْعَذَابَ azabıبِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ küfre girdiğiniz için

Advertisements