27

٢٧

وَلَوْ تَرى اِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَا لَيْتَنَانُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِايَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنينَ

(27) ve lev tera iz vükifu alen nari fe kalu ya leytena nüraddü ve la nükezzibe bi ayati rabbina ve nekune minel mü’minin

velev (onları) ateşin kapısında durdukları zaman bir görsen diyecekler ki keşke biz geri çevrilsekte Rabbimiz ayetlerini inkar etmesek müminlerden olsak

(27) If thou couldst but see when they are confronted with the fire they will say: would that we were but sent back then would we not reject the Signs of our Lord, but would be amongst those who believe!

1. ve lev terâ : ve görsen (görseydin)
2. iz vukıfû : durduruldukları zaman
3. alâ en nâri : ateşin üzerinde
4. fe kâlû : o zaman dediler
5. yâ leyte-nâ : keşke biz olsaydık
6. nureddu : geri çevriliriz, döndürülürüz
7. ve lâ nukezzibe : ve yalanlamayız
8. bi âyâti : âyetleri
9. rabbi-nâ : Rabbimiz
10. ve nekûne : ve biz oluruz
11. min : …’den
12. el mu’minîne : mü’minler

وَلَوْ تَرَىonları bir görsenإِذْ وُقِفُوا durdurulduklarındaعَلَى üstündeالنَّارِ ateşinفَقَالُوا diyeceklerيَالَيْتَنَا keşkeنُرَدُّ biz geri döndürülseydik deوَلَا نُكَذِّبَyalanlamasakبِآيَاتِ ayetleriniرَبِّنَا Rabbimizinوَنَكُونَ ve olsakمِنْ الْمُؤْمِنِينَ mü’minlerden

Advertisements