20

٢٠

اَلَّذينَ اتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَاءَهُمْ اَلَّذينَ خَسِرُوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

(20) ellezine ateynahümül kitabe ya’rifunehu kema ya’rifune ebnaehüm ellezine hasiru enfüsehüm fe hüm la yü’minun

kendilerine kitap verdiğimiz kimseler peygamberi kendi oğullarını bilir gibi tanırlar o nefislerine yazık edenler işte onlar iman etmezler

(20) Those to whom we have given the book know this as they know their own sons. Those who have lost their own souls refuse therefore to believe.

1. ellezîne : o kimseler, onlar
2. âteynâ-hum : onlara verdik
3. el kitâbe : kitap
4. ya’rifûne-hu : ona ariftirler, onu tanırlar
5. kemâ ya’rifûne : …gibi tanırlar
6. ebnâe-hum : kendi oğulları
7. ellezîne : o kimseler, onlar
8. hasirû : hüsrana düştüler (düşürdüler)
9. enfuse-hum : kendi nefsleri, kendileri
10. ve fe hum : ve artık onlar
11. lâ yu’minûne : iman etmezler

الَّذِينَ آتَيْنَاهُمْkendilerine verdiklerimizالْكِتَابَ kitapيَعْرِفُونَهُ tanırlarكَمَا gibiيَعْرِفُونَ tanırأَبْنَاءَهُمْ öz oğullarınıالَّذِينَ خَسِرُوا hüsrana uğratanlarأَنفُسَهُمْ kendileriniفَهُمْ işte onlarلَا يُؤْمِنُونَ iman etmezler

Advertisements